Son Dakika
421 hp'lik elektrikli VIP minibüs 6.5 saniyede 100 km/h'ye ulaşıyor2 saat önceAşırı büyüyen siyah delikler: Galaksilerinden daha hızlı hızla artıyor5 saat önceiPhone Duo IP68 ile toz geçirmez oldu5 saat önceJAXA, Mars'ın uydusu Phobos'tan örnek toplamaya hazırlanıyor9 EylülAudi'nin yeni elektrikli modeli A2 e-tron sızdırıldı: 600 km menzil, 188 beygir7 EylülÖlümlü beyin kanserinin zayıf noktası bulundu7 EylülBaşarılı insanların tavsiyesini dinlemeden önce yapmanız gereken tek şey6 EylülRomatoid artrit eklemleri doğumdan önce seçiyor: Oxford'lu ekip gelişim sürecindeki farkları haritaladı6 EylülKalamar okyanusta hızla yayılıyor — araştırmacılar 'küresel boşluk' tezini sorguluyor6 EylülGoogle, saatlik uydu verisiyle çalışan hava tahmin modeli WeatherNext 3'ü tanıttı6 Eylül
Bilim2 dk okuma

50 Yıllık Gizem Çözüldü: Yeni Bir Kan Grubu Keşfedildi!

Bilim insanları, 50 yıl süren araştırmalar sonucunda nadir bir antijenin eksikliğini açıklayarak yeni bir kan grubu sistemi olan MAL’ı keşfetti.

Gizem Çelik20 Eylül 2024Güncelleme 29 Ağustos 2026Paylaş
Kan grubu
Kan grubu
Bilim • Ajans DijitalOkumaya başla432 kelime

Bilim İnsanları 50 Yıllık Kan Grubu Gizemini Çözdü ve Yeni Bir Kan Grubu Keşfetti !

1972 yılında hamile bir kadının kanı, bilim dünyasında kafa karışıklığına yol açmıştı. Kadının kanında, kırmızı kan hücrelerinde bulunması gereken yaygın bir antijen eksikti. Bu durum, uzun yıllar boyunca çözülemeyen bir gizem olarak kaldı. Ancak, 50 yıl sonra yapılan araştırmalar bu gizemi aydınlattı ve yeni bir kan grubu sistemi olan MAL keşfedildi.

Kan grubu, kanımızda bulunan antijenlerin varlığı veya yokluğuna göre belirlenir. İnsanlar genellikle A, B, AB ve O gibi kan grubu sistemlerini bilirler. Ancak kan grupları sadece bu kadarla sınırlı değildir. Kırmızı kan hücrelerindeki farklı antijenler temel alınarak oluşturulan birçok kan grubu sistemi vardır.

Reklam

2023 Kasım ayında, Uluslararası Kan Nakli Topluluğu’na göre dünya genelinde 362 kırmızı kan hücresi antijenini kapsayan 45 farklı kan grubu sistemi tespit edilmişti. Fakat 1972 yılında yapılan bir kan testi, bilim insanlarına bu listede bir eksik olabileceğini düşündürttü.

AnWj Antijeninin Gizemi

1972’de, hamile bir kadının kanında yaygın bir kırmızı kan hücresi antijeninin eksik olduğu keşfedildi. Bu antijene, iki hastadan esinlenerek AnWj adı verildi. Bilim insanlarının o dönemde bildiği kadarıyla, dünya üzerinde çok az sayıda insan bu antijenden yoksundu. Çoğu vakada, AnWj antijeninin eksikliği, kanser gibi hastalıkların veya hematolojik bozuklukların yol açtığı geçici bir baskılamadan kaynaklanıyordu.

Ancak yapılan yeni çalışmada, bu antijenin genetik bir neden yüzünden eksik olduğu tespit edilen beş birey bulundu. Bu bireyler arasında, aynı aileden birkaç kişi de yer alıyordu.

Araştırmacılar, bu kişilerin genetik dizilimlerini inceleyerek, miyelin ve lenfosit proteinini (MAL proteini) kodlayan genin bazı bölümlerinde silinmeler olduğunu keşfettiler. Yani bu bireyler, bu proteini genetik olarak üretemiyordu.

Yeni Bir Kan Grubu Sistemi: MAL

Yapılan araştırmalar sonucunda, AnWj antijenine sahip kişilerin kırmızı kan hücrelerinde tam uzunlukta MAL proteini bulunduğu, ancak AnWj antijenine sahip olmayan kişilerde bu proteinin eksik olduğu ortaya çıkarıldı. Bilim insanları bu yeni kan grubu sistemine MAL adını verdiler. Yani, MAL kan grubu sistemi, bu antijenin var olup olmamasına dayanıyor.

Reklam

Araştırmacı, bu keşfin önemini vurgulayarak, “AnWj antijeninin genetik kökeni, 50 yıldan uzun süredir bir sırdı ve bu sırrı çözmek için kariyerimin 20 yılı boyunca uğraştım. Nihayet bu yeni kan grubu sistemini ortaya koymak, nadir görülen ancak önemli hastalara en iyi bakımı sağlamak açısından büyük bir başarıdır” dedi.

Bu antijenin eksikliği çok nadir olsa da, nakil sırasında bağışıklık sisteminin yanlış bir tepki vermesine neden olabilir. Özellikle hamilelik döneminde veya kan nakillerinde bu antikorlar, hem anne hem de bebek için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ancak bu yeni bilgi, hastaların daha güvenli bir şekilde tedavi görmelerine yardımcı olacak.

Sonuç olarak, bu çalışma, kan bilimi alanında büyük bir adım olarak kabul ediliyor ve nadir görülen hastalara yönelik daha güvenli tedavi olanakları sunmayı amaçlıyor.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

İlgili haberler Tümünü gör