Bu bölümde
- 01Japonya'nın MMX aracı Phobos'tan örnek getirmek için yola çıktı ve 2031'de Dünya'ya dönecek.
- 02Yapay zeka 100 bin sayfalık Osmanlı dönemine yakın İngiliz liman defterlerini okuyup interaktif bir ticaret haritası üretti.
- 03Çin araştırmacıları Dünya çekirdeğinin milyarlarca yıldır hidrojen sızıtırdığını kanıtlamaya yakın bulgular sundu.
- 04Kaspersky verileri, yapay zeka destekli oltalama e-postalarının çalışanları %45 oranında kandırdığını ortaya koydu.
- 05Düzenli siber güvenlik eğitimi personelin tuzağa düşme riskini %60'tan %5-7'ye düşürüyor.
Bu bölümde konuşulan haberler
Bölüm akışı
Bu bölüme soryeni
Konuşma metnine dayanarak cevaplar; dayandığı anlar saniyesiyle gelir, dokununca oradan çalar.
Konuşma metni
FikriFikriye
Ajans Dijital'e hoş geldiniz, ben Fikri.
Bugün 23 Ekim 2026 Cuma, dört çarpıcı bilim ve teknoloji haberiyle birlikteyiz.
Japonya'nın MMX aracı Mars'ın uydusu Phobos'a inip örnek getirmeye çalışıyor; bu uzay tarihinde bir ilk olacak.
Aynı anda yapay zeka, yüz bin sayfalık eski liman defterlerini okuyup Britanya'nın ticaret haritasını çıkardı.
Dünyanın demir çekirdeği milyarlarca yıldır hidrojen sızıtıyor olabilir; bu, su kökenimizi baştan değiştirebilir.
Ve son olarak, yapay zeka yazdığı e-postalarla çalışanları kandırıyor; siber güvenlikte yeni bir savaş alanı doğdu.
Konuşmanın tamamı (40 replik daha)
MMX aracı Ağustos 2027'de Mars yörüngesine girecek ve Phobos yüzeyinden toz toplamak için pnömatik bir örnekleyici kullanacak.
NASA da MEGANE spektrografı ve Derin Uzay Ağı ile navigasyon desteği sağlıyor; bu ortaklık misyonun başarı şansını artırıyor.
Bilim insanları Phobos'un kökenini çözmek istiyor: ya Mars'a çarpan bir gök cisminin parçası mı, yoksa kuşağından yakalanan bir asteroit mi?
Eğer Phobos bir asteroit ise, suyun ve organik maddelerin erken Dünya'ya nasıl geldiğine dair ipuçları verebilir.
Misyon 2031 Temmuz'da Dünya'ya dönüp kapsülü teslim edecek; yani beş yıl sürecek bir robotik macera.
Çin de 2028'de Tianwen-3'ü fırlatıp 2031'de Mars yüzeyinden örnek getirmeyi planlıyor; iki ülke aynı yıl dönecek.
Bu yarış, uzay keşfinde çok polar bir yapı oluşturuyor ve bilimsel hızı artırıyor.
Örnekler laboratuvarlara ulaştığında Mars sisteminin ve dolayısıyla Dünya'nın hikayesi yeni sayfalar açacak.
Bu uzay macerası hâlâ yolda ama benzer bir merak, iki yüzyıl öncesi İngiliz liman defterlerinde de gizli kalmıştı.
Southampton araştırmacıları 1565 ile 1750 arasında yazılan 100 bin sayfalık defterleri yapay zeka ile taradı.
AI, farklı el yazılarını ve değişen imlayı öğrenerek her sefer, gemi, kaptan ve yük bilgisini çıkardı.
Sonuçta 3 bin liman ve yüz binlerce seferi gösteren interaktif bir harita doğdu, halka açık.
Harita, Britanya İmparatorluğu genişlerken bile Avrupa ticaretinin hâlâ %80'ini oluşturduğunu kanıtlıyor.
Fransa 157 limanla önde, Hindistan ise 59 limanla üçüncü sırada yer alıyor; kolonlar ikinci planda kalıyor.
En çok ticaret gören mal kömür, peşinde arpa ve buğday geliyor; hatta 500 bin hayvan postu da kaydedilmiş.
Kaybolmuş limanlar Dunwich ve Ravenspurn gibi, haritada yeniden canlanıyor; tarihçilere yeni veri sunuyor.
Bu proje, yapay zekanın sadece geleceği değil, geçmişi de okuma gücüne kavuştuğunu gösteriyor.
Verinin halka açık olması, akademik çevreler dışındaki meraklıların da tarihi keşfetmesini sağlıyor.
Tarihin sayfalarını çevirirken, ayaklarımızın altındaki jeolojik sayfalar da hâlâ çözülmeyi bekliyor.
Çinli bilim insanları İzlanda ve Kanada lavalarında düşük döteryumlu hidrojen izleri buldu.
Simülasyonlar magma okyanusunun donmasının bu izleri açıklayamayacağını gösterdi; bu yüzden çekirdekten sızıntı ihtimali güçlendi.
Yüksek helyum-3/helyum-4 oranı da çekirdekten gelen maddeyi destekliyor; bu nadir bir izotop profili.
Eğer çekirdek milyarlarca yıldır hidrojen sızıtıyorsa, bu gezegenin su döngüsünü ve atmosfer evrimini yeniden yazabilir.
Ancak maddelerin çekirdekten mantoya nasıl geçtiği henüz bilinmiyor; mekanizma araştırılmaya devam ediyor.
Jeokimyagerler İzlanda volkanının lavasında bu izotopları elinde tutarken gezegenin nabzını hissediyorlar.
Bu bulgu, çekirdeğin sadece metal yığını değil, dinamik bir depo olduğunu kanıtlayabilir.
Bilim insanları artık sızıntı mekanizmasını çözmek için yeni deneyler planlıyor.
Bilim insanları çekirdeğin kapılarını ararken, siber dünyada kapımızı çalan tehditlerin kilidi de yapay zeka ile değiştiriliyor.
Kaspersky analizi, yapay zeka ve teknoloji temalı oltalama e-postalarının %45 tıklanma oranı yakaladığını gösteriyor.
Sağlık ve sigorta temalı mesajlar %28, hijyen denetim raporu ise %92 tıklanma oranına ulaşıyor; bu korkunç.
Yapay zeka sayesinde saldırganlar kurumsal dili birebir taklit ediyor; artık yazım hatasıyla fark edemiyoruz.
Svetlana Kalashnikova, kişiselleştirilmiş tuzakların üretken AI ile daha da hızlanacağını uyarıyor.
Temel koruma yöntemleri hâlâ geçerli: alan adı kontrolü, beklenmedik eklerden kaçınma, 24 saat içinde hesap dondurma tehdidi şüpheli.
Düzenli eğitim ve simülasyonlar personelin tuzağa düşme oranını %60'tan %5-7'ye indiriyor; bu büyük bir kazanç.
Geçen hafta ofiste bir çalışan, hediye maili tıklayıp aniden sistemlerin kilitlendiğini gördü; gerçek bir senaryo.
Kurum kültürü, e-postanın yazım diline değil, gönderici kimliğine güvenmeyi öğretmeli.
Yapay zeka hem bilimde hem siber güvenlikte çift kenarlı bir kılıç gibi çalışıyor.
Bu tehlikelerle yüzleşirken, merakımızın ve dikkatımızın dengesi geleceğimizi belirleyecek.
Bilim hem derin yerçekirdeğimizi hem de posta kutumuzu sorguluyor; merakımızın sınırı ne olursa olsun, soru sormaya devam etmek en büyük güvencemiz.
Ajans Dijital'i takip etmeyi unutmayın!

