Son Dakika
Başarılı insanların tavsiyesini dinlemeden önce yapmanız gereken tek şey4 saat önceRomatoid artrit eklemleri doğumdan önce seçiyor: Oxford'lu ekip gelişim sürecindeki farkları haritaladı5 saat önceKalamar okyanusta hızla yayılıyor — araştırmacılar 'küresel boşluk' tezini sorguluyor5 saat önceGoogle, saatlik uydu verisiyle çalışan hava tahmin modeli WeatherNext 3'ü tanıttı5 saat önceHer 7 genç adaydan biri mülakat korkusu yüzünden başvurmaktan vazgeçiyor6 saat önceKalp ve böbrek hastalığı birbirini besliyor: Avrupa'dan yeni ortak kılavuz6 saat önceGTA 6 PC versiyonu için erken çıkış ihtimali güçleniyor6 saat önceSteam Deck 2026'da hâlâ değer mi?6 saat önce‘Bu bir hata değil, özellik’: Android Auto’nun ses kısma huyunun ardındaki mantık7 saat önceApple Diagnostics rehberi: MacBook’taki gizli tanı menüsünü bulmak7 saat önce
Haber akışı24 Ağustos 2026
Bilim2 dk okuma

Sıradan Taş Boncuk Sanıldı, 6.500 Yıllık İnsan Dişi Çıktı.

Sırbistan’daki Jablanica’da bulunan ve yıllarca hayvan dişi boncuğu sanılan parça, inceleme sonrası Neolitik döneme ait insan dişi süs eşyası olarak tanımlandı.

Hüseyin Gülbahçe24 Ağustos 20261 görüntülenmePaylaş
Sırbistan'da bulunan 6500 yıllık Neolitik insan dişi süs eşyası yakın çekimde inceleniyor.
Sırbistan'da bulunan 6500 yıllık Neolitik insan dişi süs eşyası yakın çekimde inceleniyor. · Temsilî görsel — yapay zekâ ile üretildi
Bilim • Ajans DijitalOkumaya başla414 kelime

Bir müze rafında yıllarca sıradan bir boncuk gibi bekleyen parça, yeniden incelenince 6.500 yıldan daha eski bir insan dişi süs eşyası olarak tanımlandı. Sırbistan’daki Jablanica yerleşiminde bulunan bu küçük nesne, Balkanlar’da Neolitik döneme ait güvenle belgelenmiş ilk insan dişi takısı olarak öne çıkıyor.

Yanlış tanımlanan parça nasıl ortaya çıktı?

Araştırmacılar Nemanja Marković ve Ana Maričić, Jablanica’daki yüzey taramalarında bulunan diş parçasını tekrar değerlendirdi. İlk bakışta hayvan dişi boncuğu sanılan nesnenin, aslında bir insan köpek dişi olduğu anlaşıldı.

Reklam

Parça, yıllar önce tarlada bulunmuştu. Tarımsal faaliyetler dişin taç kısmını ikiye ayırmıştı. Buluntular Mladenovac Müzesi’ne götürülmüş, ancak boncuk etiketiyle yaklaşık yirmi yıl boyunca bir rafta kalmıştı.

"İlk tepkim şaşkınlıktan çok meraktı; dişin bir insan köpek dişi olduğunu fark ettiğimde, sıradan bir boncuktan çok daha sıra dışı bir şeyle karşı karşıya olduğumuz anlaşıldı." — Nemanja Marković, Belgrad Arkeoloji Enstitüsü

Sıradan Taş Boncuk Sanıldı, 6.500 Yıllık İnsan Dişi Çıktı

Nasıl tarihlendirildi?

Parçada arkeolojik bağlam bulunmadığı için ekip yaşını ve üretim dönemini dolaylı yöntemlerle belirledi. Görsel inceleme, mikroskopi ve X-ışını analizi birlikte kullanıldı.

  • Diş yüzeyindeki aşınma, bunun orta yaşlı bir yetişkine ait olabileceğini gösterdi.

  • Kök yüzeyinin pürüzsüz ve hasarsız olması, dişin kişi hayattayken çekilmediğine işaret etti.

  • Aynı yerleşimde bulunan ve yaklaşık MÖ 4700’e tarihlenen deniz kabuğu bilezikle yapılan karşılaştırma, benzer işçilik izleri verdi.

Araştırmacılar, yüzey buluntularında kesin tarihin her zaman mümkün olmadığını söylüyor. Yine de işaretlerin aynı dönemi gösterdiği düşünülüyor.

Jablanica neden önemli?

Jablanica, Vinča kültürünün bir parçasıydı. Bu kültür, Avrupa’nın tarih öncesi büyük topluluklarından biri olarak biliniyor. Yerleşimde bugüne kadar çanak çömlek, figürinler ve özenle işlenmiş kemik aletler bulundu.

Takı olarak yorumlanan bu insan dişi, bölgede şimdiye kadar belgelenmiş son derece nadir bir örnek. Araştırmaya göre Jablanica’da şu ana kadar yalnızca iki başka süs eşyası bulundu: bir deniz kabuğu bilezik parçası ve bir deniz kabuğu kolye ucu.

Reklam

Benzer insan dişi kolye uçları Avrupa’da çok seyrek görülüyor. Ancak Orta Balkanlar’ın Neolitik dönemi için doğrulanmış bir örnek daha önce yoktu.

Uzmanları en çok ne şaşırttı?

Marković’e göre asıl dikkat çekici nokta, parçanın rastgele değil, ustalıkla üretilmiş olmasıydı. Mikroskop altında görülen hassas delik, nesnenin uzun süre kullanıldığı izlenimini de verdi.

Bu bulgu, tarih öncesi toplulukların insan kalıntılarına yalnızca gömü nesnesi olarak bakmadığını da düşündürüyor. Araştırmacılar, bazı kalıntıların anlamlı kişisel eşyalara dönüştürüldüğünü, bunun da kimlik, hatıra ve ölümle kurulan ilişki hakkında yeni sorular açtığını belirtiyor.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

İlgili haberler Tümünü gör