Son Dakika
Protez içinde hisseden yapay deri geliştirildi44 dk önceOPA1 proteini, yağlı yiyecek isteğini beynin iştah devresinde artırabilir52 dk önceElmasın Erime Noktası, Neptün ve Füzyon İçin İpucu Verdi57 dk önceKenevir bileşeni, meme kanseri hücrelerini yavaşlatabilir1 saat önceMacBook yavaşsa önce bunları deneyin: macOS’in yerleşik hız ipuçları9 saat önceBir sonraki Ay tutulması: 20 Şubat 2027’de sönük bir penumbral gösteri9 saat önceAkıllı kalemle çizdiğiniz şekiller Parkinson’u %99’a yakın doğrulukla ele veriyor17 saat önceSodyum batarya: sıfır yangın17 saat önceNetflix, Unabomber filminden ilk fragmanı yayımladı: Jacob Tremblay ve Russell Crowe başrolde20 saat önce17. yüzyıl aristokratının diş sırrı: altın tel ve fildişi29 Ağustos
Bilim4 dk okuma

Kenevir bileşeni, meme kanseri hücrelerini yavaşlatabilir.

Araştırmacılar, kenevir bileşeni THC’nin meme kanseri hücrelerinde yayılma, tutunma ve çoğalma kapasitesini azaltabildiğini gösterdi. Etki, CB2R adlı reseptör üzerinden ilerliyor gibi görünüyor.

Hüseyin Gülbahçe30 Ağustos 20269 görüntülenmePaylaş
Kenevir bileşeni THC'nin meme kanseri hücrelerinin yayılmasını ve çoğalmasını yavaşlatan CB2 reseptörü mekanizmasını gösteren bilimsel çalışma bulguları.
Kenevir bileşeni THC'nin meme kanseri hücrelerinin yayılmasını ve çoğalmasını yavaşlatan CB2 reseptörü mekanizmasını gösteren bilimsel çalışma bulguları.
Bilim • Ajans DijitalOkumaya başla779 kelime

Bir grup araştırmacı, kenevirde bulunan THC’nin meme kanseri hücrelerinin davranışını değiştirebildiğini ve bazı tümör özelliklerini zayıflattığını gösterdi. Bulgular, laboratuvarda üretilen 3 boyutlu tümör modellerinde ve fare deneylerinde elde edildi.

Çalışma neyi inceledi?

Çalışma Communications Biology dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, insan meme kanseri hücrelerinden ve fare modellerinden üretilen organoidleri kullandı. Organoid, laboratuvarda üç boyutlu biçimde büyütülen ve bir organ ya da tümörün davranışını taklit etmeye çalışan hücre topluluğu anlamına geliyor.

Reklam

Ekibin hedefi, kanser hücrelerinin beklenenden daha esnek davranabilmesi oldu. Bu hücreler bazen daha olgun bir durumdan tekrar daha genç ve kök hücreye benzer bir hâle dönebiliyor. Böylece tümörler daha çeşitli, daha saldırgan ve daha hızlı çoğalır bir yapıya kavuşabiliyor.

Araştırmacılar bu nedenle THC’yi ultra düşük dozda ve 4 gün boyunca uyguladı. Amaç, hücreleri daha sabit bir kimliğe “kilitlemek” ve tümörün saldırganlığını azaltmaktı. Deneylerde endokannabinoid sistem hedef alındı. Bu sistem, vücudun kendi içindeki kannabinoid alıcıları ve onları etkileyen sinyal ağından oluşuyor.

Hangi sonuçlar görüldü?

THC uygulanan organoidlerde birkaç dikkat çekici değişim kaydedildi. Hücrelerin invazivliği, yani çevre dokulara girip yayılma eğilimi azaldı. Kendi kendini yenileme kapasitesi düştü. Tümör başlatma gücü de geriledi.

Araştırmacılar bu etkinin büyük ölçüde CB2R adlı reseptör üzerinden oluştuğunu düşünüyor. CB2R, inflamasyonla ilişkilendiriliyor. CB1R ise daha çok kenevirin psişik etkileriyle bağlantılı. Bu ayrım, çalışmayı önemli kılan noktalardan biri; çünkü tümör davranışını değiştiren şeyin doğrudan sarhoş edici etki olmayabileceğini gösteriyor.

Ekibin yaptığı ek testlerde CB2R’yi baskılayan SR2 adlı madde, THC’ye benzer sonuçlar verdi. CB1R üzerinde benzer etki oluşturan SR1 ise aynı sonucu vermedi. Yine de CB2R’si genetik olarak kaldırılmış farelerden alınan organoidlerde de benzer değişimler görülmesi, mekanizmanın tek bir basit yol üzerinden işlemeyebileceğine işaret ediyor.

Canlı modelde ne oldu?

Laboratuvar bulguları yalnızca petri kabında kalmadı. THC ile işlenen organoidler canlı, kansere yatkın farelere aktarıldığında etkiler 100 güne kadar sürdü. Bu farelerde tümörler daha geç oluştu, daha yavaş büyüdü ve kontrol grubuna göre daha az saldırgan lezyonlar görüldü.

Ayrı bir deneyde, THC ile işlenen hücreler enjeksiyondan 4 hafta sonra akciğerde daha az kanser hücresi kümesi oluşturdu. Araştırmacılar ayrıca, müdahale edilmiş organoidlerin tümör oluşturma gücünü artırmaya çalıştıklarında bile daha dirençli davrandığını gördü.

Bu tablo, hücrelerin davranışının kalıcı biçimde değişebileceğini düşündürüyor. Ekibin yorumu da bu yönde: Küçük bir moleküler müdahale, hücrelerin tümörleşme yönündeki dengesini farklı bir noktaya taşıyabiliyor.

Bu bulgu ne anlama geliyor?

Çalışma, meme kanseri hücrelerinin davranışını yeniden programlamaya dönük yeni bir yol öneriyor. Araştırmacılara göre CB2R’nin dikkatli biçimde modüle edilmesi, farklılaşmış hücrelerin tümör büyümesi için kullanılacak alanı ve kaynakları işgal etmesine yardım edebilir.

Reklam

Bir başka olasılık da hormon tedavileriyle ilgili. CB2R modülasyonunun östrojen reseptörü aktivitesini artırabildiği ve bu nedenle meme kanseri hücrelerini tamoksifen gibi ilaçlara daha duyarlı hâle getirebildiği belirtildi. Tamoksifen, meme kanserinde yaygın kullanılan bir endokrin tedavi ilacı.

Araştırmacılar, bu tür etkilerin genom genelinde görülebileceğini ve kannabinoid etkisi ortadan kalktıktan sonra bile sürebileceğini düşünüyor. Bu yüzden çalışma, tek başına öldürücü bir müdahaleden çok, tümörün iç dengesini değiştirmeye dayalı bir yaklaşımı öne çıkarıyor.

Bu çalışma neyi kanıtlamıyor?

Bulgular umut verici olsa da çalışma doğrudan insanlarda yapılmadı. Sonuçlar organoid modellerden ve fare deneylerinden geliyor. Bu nedenle THC’nin meme kanseri hastalarında aynı güvenlik ve etkiyle kullanılacağını söylemek için erken.

Çalışma, THC’nin tek başına bir tedavi olduğu sonucunu da vermiyor. Araştırma, moleküler bir yolun tümör hücrelerini nasıl etkileyebileceğini gösteriyor; klinik kullanım için doz, güvenlik, yan etki ve uzun dönem sonuçların ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Çalışma ayrıca tüm meme kanseri türleri için geçerli evrensel bir sonuç sunmuyor. Bulgular, kullanılan hücre modelleri ve deney koşullarıyla sınırlı.

Bir bakışta yöntem

Başlık

Bilgi

Dergi

Communications Biology

Model

İnsan meme kanseri hücrelerinden ve farelerden türetilen organoidler

Müdahale

4 gün süren ultra düşük doz THC uygulaması

Canlı deney

THC ile işlenmiş organoidlerin kansere yatkın farelere nakli

İzlem

Etkiler 100 güne kadar izlendi

Ek test

Akciğerde hücre kümesi oluşumu ve tümör oluşturma gücü incelendi

Ajans Dijital yorumu

Bu tür çalışmalar, kanser tedavisinde tek hedefli saldırıların ötesine geçilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Tümör hücresinin kimliğini değiştirmeye çalışmak, ileride standart tedavilere ek bir yol açabilir. Yine de laboratuvar bulgularını klinik gerçekliğe çevirmek her zaman zor olur; asıl soru, bu etkinin insanlarda da güvenle tekrarlanıp tekrarlanamayacağıdır.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

İlgili haberler Tümünü gör