Antalya'da 21 ülke 'Barış İçin Uzay' deklarasyonunu imzaladı.
Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında Antalya'da toplanan 21 ülkeden 32 seçkin, 'Barış İçin Uzay Antalya Deklarasyonu'nu imzalayarak uzayı barışçıl, sürdürülebilir ve sorumlu bir şekilde kullanma taahhüdünde bulundu.

Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Uzay Ajansı ile SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde 5-9 Ekim tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC 2026) hazırlık sürecinde, Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı (MMoP) bugün Antalya NEST Kongre Merkezi'nde tamamlandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın ev sahipliğinde yapılan zirveye, 38 ülkeden bakanlar, milletvekilleri, parlamento heyetleri, uzay ajansı başkanları ve uluslararası kuruluş üst düzey yöneticileri katıldı.
Küresel uzay politikalarına yön veren liderleri bir araya getiren zirve, dünya çapında uzay diplomasisinin en kritik platformlarından biri kabul ediliyor. Toplantıda barışçıl amaçlı uzay araştırmaları, dış uzay misyonları, uzay hukuku, gelişmekte olan ülkelerin uzay ekosistemine entegrasyonu ve sürdürülebilir uzay ekonomisi gibi stratejik konular çok taraflı diplomasi masasında ele alındı.
Toplantının en somut sonucu, Türkiye'nin girişimiyle hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda başlatılan "Barış İçin Uzay Antalya Deklarasyonu"nu 21 ülkeden 32 seçkin katılımcının kabul ve tasdik etmesi oldu.
Deklarasyon, uzaydaki faaliyetlerin barışçıl, sürdürülebilir ve sorumlu bir uluslararası çerçeve içinde yürütülmesini hedefliyor.
"Antalya Ruhu" ile ortak çerçeve
Bakan Kacır, toplantıda yaptığı konuşmada deklarasyonun; açıklık, karşılıklı saygı ve yapıcı etkileşimle tanımlanan "Antalya Ruhu"nu yansıttığını belirtti. Kacır, "Bu metin, IAF ve uluslararası ortaklarımızla yürütülen yakın istişareler neticesinde olgunlaştırıldı.
Hedefimiz, uzaya yönelik barışçıl, sürdürülebilir ve sorumlu bir yaklaşım için ortak bir uluslararası çerçeve inşa etmek" dedi.
Kacır, IAC MMoP tarihinde ilk kez bakanları, parlamenterleri ve uzay ajanslarının seçkin temsilcilerini uzayda barış, sorumluluk ve işbirliğine yönelik ortak bir taahhüt etrafında birleştiren bu deklarasyonu kabul etmenin haklı gururunu yaşadıklarını söyledi.
Henüz taraf olmamış diğer ülkeleri ve uluslararası kuruluşları da deklarasyonu kabule davet eden Kacır, IAF'ın küresel işbirliğini geliştirmedeki hayati rolünü teyit etti.
"'Barış İçin Uzay Antalya Deklarasyonu', IAC 2026'nın ev sahibi Türkiye tarafından, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın barışı diyalog ve uluslararası işbirliği yoluyla ilerletme vizyonu doğrultusunda başlatıldı."
Uzay teknolojisinin nihai gayesi: insan refahı
Kacır, uzay tabanlı kabiliyetlerin artık günlük yaşamın, ekonomik faaliyetlerin ve afet yönetiminin vazgeçilmez omurgası haline geldiğini vurguladı. Teknolojinin nihai gayesinin insan refahı olduğunu kaydeden Bakan, şu tespitinde bulundu:

"Uzaydaki ilerleme, ancak yeryüzündeki insanlar için somut faydalar ürettiğinde tam ve gerçek anlamına kavuşur. Önümüzdeki soru yalnızca teknolojik olarak ne kadar ilerleyebileceğimiz değil bu kabiliyetleri toplumlarımız için daha fazla güvenliğe, dirençliliğe ve refaha ne kadar etkili bir şekilde dönüştürebileceğimiz."
Girişimcilik ve inovasyon olmadan uzay ekosistemi ilerleyemez
Bakan Kacır, küresel uzay sektörünün artık sadece kamu bütçeleriyle sınırlı kalmadığını, özel sektörün ve dinamik girişimlerin itici güç haline geldiğini belirtti. Kacır, "Girişimcilik ve inovasyon olmadan uzay ekosistemi ilerleyemez" diyerek Türkiye'nin bu alandaki finansman ve altyapı adımlarını anlattı.
Kacır'a göre küresel uzay ekonomisi 2025 yılında 686 milyar dolarlık rekor bir seviyeye ulaştı. Bu değerin yaklaşık beşte dördü ticari faaliyetlerden kaynaklanıyor; bu da tüm dünya hükümetlerinin uzaya yaptığı toplam harcamanın neredeyse dört katına karşılık geliyor.
Düşen fırlatma maliyetleri, küçülen uydular ve artan özel sektör yatırımları giriş bariyerlerini düşürdü. Kacır, bu gelişmelerin geçmişte yalnızca sınırlı bir kesime ait olan uzay alanında yeni aktörlerin yer almasına imkân sağladığını ifade etti.
Türkiye'nin uzay vizyonu ve 2027 Ay misyonu
Bakan Kacır, inovasyonun doğru bir ekosisteme, ilk müşteri ve güvenilir ortak rolü üstlenen kamu kurumlarına, uzun vadeli riskleri almaya istekli finansman mekanizmalarına ve yaratıcılığı boğmadan öngörülebilirlik sunan yasal düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Bu anlayışın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde teknoloji politikalarının merkezine yerleştirildiğini belirten Kacır, şu somut verileri paylaştı:
BİGG programı ile tohum ve tohum öncesi aşamadaki teknoloji girişimleri için Türkiye'nin en büyük kamu destek mekanizması kuruldu.
Girişim sermayesi ekosistemine 750 milyon doların üzerinde ek kaynak kazandıracak adımlar atıldı.
Teknoparklarda 300'ün üzerinde şirket uzay teknolojileri alanında faaliyet gösteriyor.
Ankara'da müstakil bir Uzay Teknoparkı kurulması yönünde çalışmalar başlatıldı.
Kacır, Türkiye'nin yerli uydu geliştirme kabiliyetlerine ve hedeflenen derin uzay projelerine de değinerek, 2027 yılının başlarında fırlatmayı planladıkları ilk Ay uzay aracının, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ve yerli geliştirilen hibrit itki sistemiyle görev yapacağını açıkladı.
Bu misyonun, inşa edilen mühendislik birikiminin ve vizyonu somut neticeye dönüştürme gücünün uluslararası düzeyde bir sınavı olacağını ifade etti.
Türkiye'yi temsilen toplantıda TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanvekili Zeynep Yıldız, AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç da yer aldı.
Bu haber işinize yaradı mı?



