Bilim5 dk okuma

Beyindeki İletişim Kabloları Hakkında Şaşırtıcı Keşif.

Johns Hopkins Medicine araştırmacıları, beyin hücrelerini birbirine bağlayan aksonların düz borular şeklinde değil, küçük inciler dizisine benzediğini keşfetti.

Hüseyin Gülbahçe18 Eylül 2026Paylaş
Beyin Haritaları Değişiyor: Aksonlar Düz Boru Değil, İnci Dizisi Gibi haberi için üretilen kapak görseli
Beyin Haritaları Değişiyor: Aksonlar Düz Boru Değil, İnci Dizisi Gibi haberi için üretilen kapak görseli · Temsilî görsel — yapay zekâ ile üretildi
Bilim • Ajans DijitalOkumaya başla906 kelime

Johns Hopkins Medicine araştırmacıları, beyindeki mikroskobik kablolama sistemine dair bildiğimiz temel bilgileri değiştirecek bir bulguya ulaştı. Nature Neuroscience dergisinde 2 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan çalışmaya göre, sinir hücrelerinden uzanan aksonlar yaygın inanışın aksine düz ve dar borular şeklinde değil, küçük inciler dizisine benziyor.

Bu yapısal farklılık sadece görsel bir detay değil. Araştırma, bu tekrarlayan şişkinliklerin elektrik mesajlarının beyin içinde nasıl yol aldığını doğrudan etkilediğini gösteriyor.

100KatBir saç telinden daha ince olan aksonların genişliği

Bu keşif, beynin nasıl iletişim kurduğunu anlamak için kritik bir önem taşıyor. Aksonlar, beyin dokusunu birbirine bağlayan ve öğrenme ile hafıza gibi temel işlevleri mümkün kılan kablolar görevini görüyor.

Aksonlar Hakkında Neleri Yanlış Biliyorduk?

Klasik ders kitaplarındaki çizimlerde aksonlar, arada bir nörotransmitter içeren şişkinliklerin bulunduğu tek tip borular olarak gösteriliyor. Ancak Johns Hopkins ekibi, bu yapının çok daha karmaşık olduğunu fark etti.

Bilim insanları daha önce Parkinson hastalığı gibi nörodejeneratif durumlarda veya ölen nöronlarda belirgin şişkinlikler gözlemliyordu. Ancak bu durum genellikle hücre zarının hasar görmesiyle ilişkilendiriliyordu.

Johns Hopkins araştırmacılarını şaşırtan nokta, sağlıklı ve normal yapısını koruması beklenen aksonlarda da çok küçük, tekrarlayan şişkinliklerin olmasıydı. Ekip, iletişim noktası olmayan bu bölgelere "sinaptik olmayan varisite" adını verdi.

"Aksonların yapısını anlamak, beyin hücresinin sinyal iletimini anlamak için önemlidir. Aksonlar, öğrenmeyi, hafızayı ve diğer işlevleri mümkün kılan beyin dokusunu birbirine bağlayan kablolardır." — Shigeki Watanabe, Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi Hücre Biyolojisi ve Nörobilim Doçenti

Bu Gizli Yapı Nasıl Keşfedildi?

Süreç, Doçent Shigeki Watanabe'nin solucan aksonlarında gördüğü inci benzeri yapılarla başladı. Watanabe, İsviçreli bilim insanı Graham Knott ile yaptığı görüşmeler sonucunda konuyu derinleştirmeye karar verdi.

Ekip önce bu yapının aksonun iç iskeletindeki protein ağından kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırdı. Harvard Üniversitesi'nin 2012 yılındaki bir çalışmasında aksonlarda tekrarlayan iskelet bileşenleri rapor edilmişti. Ancak lisansüstü öğrencisi Jacqueline Griswold'ün yaptığı testler, iç iskelet bozulsa bile inci görünümünün devam ettiğini kanıtladı.

Bu sonuç, odağı hücrenin dış zarına kaydırdı. Watanabe ve Griswold, California San Diego Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden teorik biyofizikçi Padmini Rangamani ile birlikte hücre zarının akson şeklini nasıl belirlediğini inceledi.

Dondurma Yöntemi Detayları Ortaya Çıkardı

Aksonlar bir saç telinden yaklaşık 100 kat daha ince olduğu için onları görüntülemek oldukça zor. Araştırmacılar, standart yöntemler yerine "yüksek basınçlı dondurma elektron mikroskobu" kullandı.

Standart mikroskobide dokular kimyasal olarak sabitlenir ve kurutulur. Bu işlem, hücrelerin şeklini bozabiliyor. Dondurma yöntemi ise dokuyu orijinal formuna en yakın şekilde koruyor.

"Standart elektron mikroskobisiyle nano ölçekli yapıları görmek için dokuları sabitliyor ve kurutuyoruz, ancak dondurmak şekillerini korur; bu, bir üzümü kurutup kuru üzüme dönüştürmek yerine dondurmaya benzer." — Shigeki Watanabe

Ekip; laboratuvarda yetiştirilen nöronlar, yetişkin fare nöronları ve fare embriyosu nöronları üzerinde çalıştı. On binlerce görüntüde aynı inci görünümü tekrarladı. Ayrıca canlı nöronlar üzerinde yapılan yüksek çözünürlüklü görüntüleme, bu yapının dondurma işlemi nedeniyle oluşmadığını, hücrenin doğal bir parçası olduğunu kanıtladı.

Beyin Haritaları Değişiyor: Aksonlar Düz Boru Değil, İnci Dizisi Gibi

Hücre Zarındaki Fiziksel Güçler Şekli Nasıl Belirliyor?

Araştırmacılar, bu inci yapısını açıklamak için aksonu çevreleyen zarın matematiksel modellerini kurdu. Basit mekanik modeller, sert bir iç kalıba gerek kalmadan fiziksel kuvvetlerin bu şekli oluşturabileceğini gösterdi.

Deneyler bu modeli destekledi. Akson çevresindeki şeker konsantrasyonu artırıldığında, şişkin bölgelerin küçüldüğü görüldü. Aynı şekilde zar gerilimi arttığında da bölgeler daraldı.

Kolesterol kullanımı da zar davranışını değiştirdi. Kolesterol çıkarıldığında zar daha az sertleşti ve daha akışkan hale geldi. Bu durum hem modellerde hem de fare nöronlarında inci yapısını değiştirdi ve elektrik sinyallerinin hızını düşürdü.

"Aksonlardaki daha geniş bir alan, iyonların daha hızlı geçmesini sağlayarak trafik sıkışıklıklarını önler." — Shigeki Watanabe

Elektrik Sinyalleri Aksonun Şeklini Değiştirebiliyor mu?

Ekip, sinir aktivitesinin akson şeklini değiştirip değiştirmediğini test etti. Yüksek frekanslı elektriksel uyarım sonrası, inci benzeri bölgelerin ortalama %8 daha uzun ve %17 daha geniş hale geldiği saptandı. Bu büyüme en az 30 dakika sürdü.

Reklam

Ancak bu büyüme hızı artırmadı. Çalışma, uyarım sonrası elektrik sinyallerinin yavaşladığını ve bu etkinin en az bir saat devam ettiğini raporladı. Kolesterol önceden çıkarıldığında yapısal değişiklikler olsa da inciler daha küçük kaldı ve sinyal yavaşlaması aynı düzeyde görülmedi.

Bu bulgular, aksonların sabit kablolar olmadığını, aktiviteye yanıt vererek mesajların iletim hızını ayarlayabildiğini gösteriyor.

İnsan Beyninde de Benzer Yapılar Var mı?

2024'teki ilk duyurunun ardından ekip, insan beyin dokularını incelemeye yöneldi. İlerleyen süreçte, epilepsi cerrahisi sırasında alınan insan korteks dokusunda da inci benzeri aksonlar raporlandı.

Neuron dergisinde 24 Kasım 2025'te çevrimiçi olarak, 4 Şubat 2026'da ise basılı olarak yayımlanan bu çalışma, Chelsy R. Eddings ve Shigeki Watanabe liderliğinde yürütüldü. Araştırmacılar, insan ve fare beyin kesitlerinde hızlı dondurma ve elektriksel uyarımı birleştirerek zar değişimlerini yakaladı.

Araştırma Kronolojisi

  1. 2012

    Harvard ekibi aksonlarda tekrarlayan iskelet bileşenlerini raporladı

  2. 2 Aralık 2024

    Johns Hopkins ekibinin temel bulguları Nature Neuroscience'da yayımlandı

  3. 24 Kasım 2025

    İnsan beyin dokusundaki inci aksonlar Neuron dergisinde yayımlandı

  4. 17 Temmuz 2026

    Edinburgh Üniversitesi, akson genişliğini etkileyen bileşikler buldu

Ne Kanıtlıyor, Ne Kanıtlamıyor?

Bu çalışma, aksonların fiziksel yapısının sinyal iletimiyle ilişkili olduğunu ve bu yapının dinamik olarak değişebildiğini gösteriyor. Ancak araştırmacılar her aksonun aynı şekle sahip olduğunu veya inci yapısının tüm insan beyninde aynı etkiyi yarattığını kanıtlamadı.

İnsanlar üzerinde yapılan çalışma öncelikle sinapslardaki zar geri dönüşümüne odaklandı.

Günümüzde Watanabe ve Padmini Rangamani, Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü'nden (NIMH) aldıkları destekle, nöronun fiziksel özelliklerinin ve gelen sinyallerin aksonu nasıl etkilediğine dair hesaplamalı modeller geliştiriyor.

Sektördeki diğer çalışmalar da benzer yollar izliyor. Edinburgh Üniversitesi'nden araştırmacılar 17 Temmuz 2026'da PLOS Biology'de yayımlanan çalışmada, canlı zebra balıkları üzerinde 880 farklı bileşiği taradı. Ekip, belirli kimyasal sinyal yollarını etkileyen 33 bileşiğin akson genişliğini artırabildiğini onayladı.

Sırada, sağlıklı aksonlardaki bu doğal inci yapısı ile nörolojik hastalıklarda görülen hasarlı şişkinlikler arasındaki farkın netleştirilmesi var. Bu ayrım, beynin normal işleyişi ile sistemin bozulma belirtilerini birbirinden ayırmak için kritik rol oynayacak.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

İlgili haberler Tümünü gör