Aşırı büyük kara delikler galaksilerinden hızlı büyüyor.
20.000’den fazla kuazarın incelendiği çalışma, sekiz sistemde kara deliğin gökadaya göre olağanüstü büyük olduğunu gösterdi. Üçü en parlaklar arasında; bazıları 1 milyar yılda kütlesini ikiye katlayabilir.

Astronomy & Astrophysics dergisinde 2026’da yayımlanan bir çalışmada, eROSITA X-ışını teleskobunu kullanan ekip 20.000’den fazla kuazarı tarayarak bazı süper kütleli kara deliklerin ev sahibi gökadalardan çok daha hızlı büyüdüğünü gösterdi.
Oran: 0,5% değil 5%
Gökadalardaki kara delikler genellikle toplam kütlenin yaklaşık 0,5’ini binde olarak taşır; yani ortalama oran 200’e 1’dir. Ekip sekiz kuazarda bu oranın 20’ye 1’e düştüğünü buldu; kara delik kütlesi gökadanın yaklaşık %5’ine ulaşıyor.
Bu, kara delik ile gökada kütlesi arasındaki klasik bağıntının her zaman sıkı işlemediğine işaret ediyor. İkili ortak evrim görüyoruz, ama kimi dönemlerde kara delik açık farkla öne geçebiliyor.
Parlak sekizli: hız rekoru
Sekiz kuazardan üçü, tüm örneklemdeki en parlak kaynaklar arasına girdi. Parlaklık, kara deliğin madde yuttuğunu gösterir; bu sistemlerde yutma hızı olağanüstü yüksek.
Araştırmacılar, bu kara deliklerin bazılarının yalnızca 1 milyar yıl içinde kütlelerini ikiye katlayabileceğini hesapladı. Bu süre, gökada ölçeğinde göz açıp kapayıncaya kadar kısa sayılır.
Galaksiler neden sönük?
Bu sıra dışı sistemlerin ev sahibi gökadaları özellikle sönük. Samanyolu ile kıyaslandığında çok daha az yıldız barındırıyorlar.
İleriye dönük iki olasılık var: Zamanla daha fazla yıldız doğabilir ya da kara delik çevredeki gazı tüketerek yeni yıldızların oluşmasını fiilen durdurabilir. Mevcut gözlemler hangisinin ağır bastığını ayırt etmeye yetmiyor.
Nasıl ölçtüler?
Kuazarlar, etkin bir süper kütleli kara deliğin beslenmesiyle parlayan gökada çekirdekleridir. Parlaklık ve tayf özellikleri, kara delik kütlesine dair güçlü ipuçları verir.
Ekip, eROSITA’nın X-ışını verilerini görünür ve kızılötesi gözlemlerle birleştirdi. Kuazar parlaklığından kara delik kütlesi, gökadanın toplam parlaklığından ise gökada kütlesi türetildi.

Kuazar parlaklığı kara delik kütlesiyle bağlantılıdır; X-ışını ve radyo emisyonu madde yutmayı gösterir.
Görünür/kızılötesi parlaklık, yıldız kütlesinin iyi bir vekil ölçüsüdür.
Yöntem künye
Araç: eROSITA X-ışını teleskobu + diğer çok dalga boyu gözlemleri
Örneklem: 20.000’den fazla kuazar
Ölçümler: Kuazar parlaklığı (kara delik kütlesi), gökada parlaklığı (yıldız kütlesi)
Yayın: Astronomy & Astrophysics (2026), Buchner ve ark., DOI: 10.1051/0004-6361/202659356
Bağlantı gevşekleyebiliyor
Kara delik-gökada kütle bağıntısı, “şehir büyüklüğü–nüfus” benzetmesine benzer: genel bir ilişki vardır. Ancak bu sekiz sistem, ilişkinin her evrede aynı hızla işlemediğini ortaya koyuyor.
Görünüşe göre kimi dönemlerde kara delik büyümesi, gökada büyümesinin önüne geçebiliyor. Bu üstünlük kalıcı olmak zorunda değil; süreç zamanla yeniden dengelenebilir.
Ne kanıtlıyor, ne değil
Kanıtlıyor: Aşırı büyük kara deliklere sahip kuazarlar sandığımızdan daha yaygın olabilir.
Kanıtlıyor: Bazı kara delikler, ev sahibi gökadalardan belirgin biçimde daha hızlı büyüyebiliyor.
Kanıtlamıyor: Kara delik–gökada bağıntısının kalıcı biçimde koptuğunu göstermiyor.
Kanıtlamıyor: Tüm gökadalara genellenebilecek nihai bir kural önermiyor.
Sınır: Örneklem kuazarlardan oluşuyor; sakin gökadalar kapsanmıyor.
Sınır: Kütleler dolaylı yöntemlerle tahmin edildi; belirsizlikler mevcut.
Evrenin hangi döneminde?
Çalışmanın başlığındaki kırmızıya kayma aralığı z=0,3–0,8; bu, kaynakların kozmik geçmişte yer aldığını gösterir. Kırmızıya kayma, ışığın evrenin genişlemesiyle gerilmesine dayalı bir uzaklık ve zaman ölçüsüdür.
Bu dönem, kara deliklerin ve gökadaların hızlı değişim geçirdiği evrelere denk gelir. Dolayısıyla “yarışı” önde götüren tarafın zaman içinde değişmesi beklenebilir.
Sırada ne var?
Ekip, daha derin görüntüler ve tekrar gözlemleriyle ev sahibi gökadaların yıldız içeriklerini netleştirmeyi hedefliyor. Gökadaların gaz rezervleri ve toz içeriği ölçülmeden, büyüme yarışının kalıcı olup olmadığı anlaşılamaz.
Sonuçlar, kara delik–gökada ortak evriminin ortalamadan sapmalar içerebildiğini ortaya koyuyor. Mekanizmayı açığa çıkarmak için daha fazla ve farklı dalga boylarında gözleme ihtiyaç var.
Bu haber işinize yaradı mı?



