Son Dakika
Televizyon fiyatlarında çip krizi8 EkimBu fotoğraf Mars’ta çekildi: Mercan resifi gibi görünen bu katmanların sırrı ne?8 EkimOpenAI 722 matematik makalesi yayımladı8 Ekim3D baskıda dolgu ayarı nedir? Yüzde kaç olmalı?8 EkimVitamin D ilacıyla pankreas tümörünün koruyucu kalkanını kırmak8 EkimDaha bir aylık ama rekoru elinde: Muse, 35 veri türünün 31'ini topluyor5 EkimJohnny Depp'li Ebenezer'in yeni fragmanı yayınlandı, 13 Kasım'da vizyona girecek4 EkimAmazon'dan Jev'e rakip açık kaynak karar modeli: Strands Decider 2B4 EkimMatematikçiler yapay zekaya 50 'zorlu' problemi teslim etti: İşte liste4 EkimYapay zeka ajanları alışverişe müdahale ediyor, AI kaynaklı ziyaretçiler %53 daha fazla gelir yaratıyor4 Ekim
Gelişen haberSon güncelleme 22 Eylül 2026
Teknoloji3 dk okuma

Dünyanın ilk web kamerası 25 yıl önce kapatıldı.

Cambridge Üniversitesi’ndeki Trojan Room Coffee Pot, 1991’de 128×128 gri tonla başlayan yayınını 22 Ağustos 2001’de sonlandırdı. İlk web kamerası olarak anılan sistem 25 yıl önce kapandı.

Hüseyin Gülbahçe23 Ağustos 20262 görüntülenmeGüncelleme 22 Eylül 2026Paylaş
Cambridge Üniversitesi Trojan Room kahve makinesini izleyen dünyanın ilk web kamerasının 2001 yılında kapatılma anını gösteren arşiv görseli
1991'den 2001'e kadar Cambridge'de kahve durumunu yayınlayan Trojan Room Coffee Pot, 22 Ağustos 2001'de yayını sonlandırarak 10 yıllık tarihe veda etti. · Temsilî görsel — yapay zekâ ile üretildi
Teknoloji • Ajans DijitalOkumaya başla529 kelime

Cambridge Üniversitesi’nde bir kahve makinesini izlemek için kurulan ve dünyanın ilk web kamerası olarak anılan Trojan Room Coffee Pot, 22 Ağustos 2001’de kapatıldı. 1991’de yerel ağda başlayan yayın, 1993’te internete açıldı ve on yıllık bir deneyin ardından tarihe karıştı. Son düşük çözünürlüklü kare, kamerayı besleyen Acorn Archimedes bilgisayarının kapatma düğmesine uzanan parmakları gösteriyordu: Daniel Gordon, Martyn Johnson ve Quentin Stafford‑Fraser, sistemi birlikte durdurdu.

Kahve kuyruğundan doğan fikir

Günlük bir derdi çözmek için geliştirilen sistem, ekip arkadaşlarının boş bir demliği görmek için merdivenleri boşuna inip çıkmasını engelliyordu. Projenin geliştiricilerinden Quentin Stafford‑Fraser, o günleri şöyle anlatıyor:

“Yaklaşık on beş kişiydik ve koridorda tek bir filtre kahve makinemiz vardı. Çok kahve tükettiğimiz için taze demlenen kahve çabuk bitiyordu.” — Quentin Stafford‑Fraser, Trojan Room Coffee Pot geliştiricisi

Sistem önce laboratuvarın yerel ağına bağlı bir kamera ve sunucu yazılımıyla çalıştı. Amaç basitti: O an kahve var mı, yok mu? Ekip, bu bilgiye masalarından ulaşabildi.

128×128 gri ton, dakikada üç kare

Proje 1991’de, 128×128 piksel çözünürlüklü gri ton bir kamerayla başladı. Kamera bir görüntü yakalama kartı üzerinden laboratuvarın yerel ağına bağlandı; özel yazılmış bir sunucu uygulaması, X Window System (Unix tabanlı ekran sistemi) üzerinden görüntüyü ağdaki herkese ulaştırdı. Görüntü akışı bugünün anlamıyla “video” değildi; sistem dakikada üç kez fotoğraf karesi güncelliyordu.

İlk ana bilgisayar, Motorola 680x0 tabanlı bir makineydi. Daha sonra görev, Acorn’ın RISC mimarili Archimedes bilgisayarına geçti. 2001’deki kapanış anında da kamera bu Archimedes’e bağlıydı ve yayımlanan son kare, bizzat bu kapanışı belgeledi.

1991Başlangıç yılıTrojan Room Coffee Pot
Dünyanın ilk web kamerası 25 yıl önce kapatıldı
3görüntü/dakikaYakalama sıklığı

Web’den önce yayındaydı, 1993’te internete açıldı

Trojan Room Coffee Pot’ın bir başka özelliği, Dünya Çapında Ağ (World Wide Web) yaygınlaşmadan önce çalışıyor olmasıydı. Laboratuvar içindeki yerel ağ yayını, Kasım 1993’te ilk kez internete taşındı. Bu tarih, web tarayıcılarının resim gösterebildiği ilk aylardan sadece biraz sonraydı.

Kısa zaman çizelgesi: - 1991: Kamera yerel ağda yayına başladı; 128×128 gri ton, dakikada üç kare. - 1993 Kasım: Yayın ilk kez internete açıldı. - 2001 Ağustos: Sistem 10 yılın ardından kapatıldı; son karede kapatma düğmesi göründü.

Reklam

Bu erken dönem deneyi, internet kültüründe “her şeyin canlı yayınlanabileceği” fikrinin sembollerinden biri hâline geldi. Basit bir ihtiyaç, ağ üzerinden paylaşılan sürekli bir görüntü akışına dönüştü.

Bugün aynı işi 4K/60 kare yapmak çocuk oyuncağı

Aradan geçen yıllarda web kameraları büyük bir sıçrama yaptı. Artık masaüstü ve dizüstü bilgisayarlara takılan kameralar, uygun yakalama donanımı ve hızlı bağlantılarla gerçek renkli, 4K çözünürlükte ve saniyede 60 kareye kadar akıcı yayınlar sunabiliyor. Ev internetinde fiber bağlantıların, bilgisayarlarda güçlü işlemcilerin ve verimli görüntü kodlayıcıların yaygınlaşması, sıradan kullanıcıların bile bir kahve makinesini yayın akışına bağlamasını kolaylaştırdı.

Görüntü kalitesi kadar erişilebilirlik de değişti. O günlerde yalnızca aynı ağdaki araştırmacılar demliği görebiliyordu; 1993’ten sonra ise dünya genelindeki meraklılar tek bir sayfayı açarak bu küçük köşeye bakabildi. Bugünse bir akıllı telefonla birkaç dokunuşla yayın açmak mümkün.

Bu hikâye, internetin nesneleri birbirine ve bize nasıl bağladığının erken bir örneği olarak önemini koruyor. Bir kahve makinesinin durumu, küçük bir laboratuvarın ötesinde, internetin gündelik hayatımıza nasıl sızdığını gösteren bir dönüm noktasıydı.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

İlgili haberler Tümünü gör