Son Dakika
Yeni Zelanda, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyor1 dk önceTim Cook, 1 Eylül’de CEO’luğu John Ternus’a devrediyor5 dk önceOtonom siber saldırılar yükselişte: Şirketler ne yapmalı?23 dk önceMarkalar neden hayran topluluklarının peşinde?6 saat önceXiaomi Redmi A7 Pro Türkiye’de satışa çıktı6 saat önceSıradan Taş Boncuk Sanıldı, 6.500 Yıllık İnsan Dişi Çıktı14 saat önceDomates Köklerinde 400 Milyon Yıllık Mantar Ortaklığının Moleküler Haritası Çıkarıldı14 saat önceSpotify, “Playlist It” ile çalma listesi adlarını panoya taşıdı14 saat önceDistrict 9, Netflix’te: Uzaylıları mülteci kılan bilimkurgu14 saat önceGizemli ‘Ox Alpha’ piyasada: Stealth modelin arkasında kim var?15 saat önce
Reklam
Teknoloji3 dk okuma

Dünyanın ilk web kamerası 25 yıl önce kapatıldı.

Cambridge Üniversitesi’ndeki Trojan Room Coffee Pot, 1991’de 128×128 gri tonla başlayan yayınını 22 Ağustos 2001’de sonlandırdı. İlk web kamerası olarak anılan sistem bugün 25 yıl önce kapandı.

Hüseyin Gülbahçe23 Ağustos 2026Paylaş
Cambridge Üniversitesi Trojan Room kahve makinesini izleyen dünyanın ilk web kamerasının 2001 yılında kapatılma anını gösteren arşiv görseli
Cambridge Üniversitesi Trojan Room kahve makinesini izleyen dünyanın ilk web kamerasının 2001 yılında kapatılma anını gösteren arşiv görseli
Teknoloji • Ajans DijitalOkumaya başla573 kelime

Cambridge Üniversitesi’nde bir kahve makinesini izlemek için kurulan ve dünyanın ilk web kamerası olarak anılan Trojan Room Coffee Pot, 22 Ağustos 2001’de kapatıldı. 1991’de yerel ağda başlayan yayın, 1993’te internete açıldı ve on yıllık bir deneyin ardından tarihe karıştı. Son düşük çözünürlüklü kare, kamerayı besleyen Acorn Archimedes bilgisayarının kapatma düğmesine uzanan parmakları gösteriyordu: Daniel Gordon, Martyn Johnson ve Quentin Stafford‑Fraser, sistemi birlikte durdurdu.

Kahve kuyruğundan doğan fikir

Günlük bir derdi çözmek için geliştirilen sistem, ekip arkadaşlarının boş bir demliği görmek için merdivenleri boşuna inip çıkmasını engelliyordu. Projenin geliştiricilerinden Quentin Stafford‑Fraser, o günleri şöyle anlatıyor:

“Yaklaşık on beş kişiydik ve koridorda tek bir filtre kahve makinemiz vardı. Çok kahve tükettiğimiz için taze demlenen kahve çabuk bitiyordu. Binanın farklı yerlerinde çalışanlar için oraya kadar gidip boş demliği görmek sinir bozucuydu. XCoffee tam da bunu çözmek için yazıldı.” — Quentin Stafford‑Fraser, Trojan Room Coffee Pot geliştiricisi

Sistem önce laboratuvarın yerel ağına bağlı bir kamera ve sunucu yazılımıyla çalıştı. Amaç basitti: O an kahve var mı, yok mu? Ekip, bu bilgiye masalarından ulaşabildi.

128×128 gri ton, dakikada üç kare

Proje 1991’de, 128×128 piksel çözünürlüklü gri ton bir kamerayla başladı. Kamera bir görüntü yakalama kartı üzerinden laboratuvarın yerel ağına bağlandı; özel yazılmış bir sunucu uygulaması, X Window System (Unix tabanlı ekran sistemi) üzerinden görüntüyü ağdaki herkese ulaştırdı. Görüntü akışı bugünün anlamıyla “video” değildi; sistem dakikada üç kez fotoğraf karesi güncelliyordu.

İlk ana bilgisayar, Motorola 680x0 tabanlı bir makineydi. Daha sonra görev, Acorn’ın RISC mimarili Archimedes bilgisayarına geçti. 2001’deki kapanış anında da kamera bu Archimedes’e bağlıydı ve yayımlanan son kare, bizzat bu kapanışı belgeledi.

1991Başlangıç yılıTrojan Room Coffee Pot
Dünyanın ilk web kamerası 25 yıl önce kapatıldı
3görüntü/dakikaYakalama sıklığı

Web’den önce yayındaydı, 1993’te internete açıldı

Trojan Room Coffee Pot’ın bir başka özelliği, Dünya Çapında Ağ (World Wide Web) yaygınlaşmadan önce çalışıyor olmasıydı. Laboratuvar içindeki yerel ağ yayını, Kasım 1993’te ilk kez internete taşındı. Bu tarih, web tarayıcılarının resim gösterebildiği ilk aylardan sadece biraz sonraydı.

Kısa zaman çizelgesi: - 1991: Kamera yerel ağda yayına başladı; 128×128 gri ton, dakikada üç kare. - 1993 Kasım: Yayın ilk kez internete açıldı. - 2001 Ağustos: Sistem 10 yılın ardından kapatıldı; son karede kapatma düğmesi göründü.

Reklam

Bu erken dönem deneyi, internet kültüründe “her şeyin canlı yayınlanabileceği” fikrinin sembollerinden biri hâline geldi. Basit bir ihtiyaç, ağ üzerinden paylaşılan sürekli bir görüntü akışına dönüştü.

Bugün aynı işi 4K/60 kare yapmak çocuk oyuncağı

Aradan geçen yıllarda web kameraları uçurum gibi bir sıçrama yaptı. Artık masaüstü ve dizüstü bilgisayarlara takılan kameralar, uygun yakalama donanımı ve hızlı bağlantılarla gerçek renkli, 4K çözünürlükte ve saniyede 60 kareye kadar akıcı yayınlar sunabiliyor. Ev internetinde fiber bağlantıların, bilgisayarlarda güçlü işlemcilerin ve verimli görüntü kodlayıcıların yaygınlaşması, sıradan kullanıcıların bile bir kahve makinesini yayın akışına bağlamasını kolaylaştırdı.

Görüntü kalitesi kadar erişilebilirlik de değişti. O günlerde yalnızca aynı ağdaki araştırmacılar demliği görebiliyordu; 1993’ten sonra ise dünya genelindeki meraklılar tek bir sayfayı açarak bu küçük köşeye bakabildi. Bugünse bir akıllı telefonla birkaç dokunuşla yayın açmak mümkün.

Bu hikâye, internetin nesneleri birbirine ve bize nasıl bağladığının erken bir örneği olarak önemini koruyor. Bir kahve makinesinin durumu, küçük bir laboratuvarın ötesinde, internetin gündelik hayatımıza nasıl sızdığını gösteren bir dönüm noktasıydı.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

Yazar

Hüseyin Gülbahçe

Kurucu · Genel Yayın Yönetmeni

Ajans Dijital'in kurucusu ve genel yayın yönetmeni. Teknoloji, bilim, yapay zekâ, pazarlama ve kültür-sanat gündemini izler; sitedeki haberlerin seçimi, yazımı ve podcast yayınlarından sorumludur.

Tüm yazıları

İlgili haberler Tümünü gör