Son Dakika
Apple, ilk dokunmatik MacBook Pro'yu 6 Kasım'da piyasaya sürüyor16 EkimNASA 2028'de Mars'a üç SkyFall helikopteri gönderiyor15 EkimMarka İçerikleri Neden İzlenmiyor ve Ne Yapmalı?15 EkimMaxon Cinema 4D 2027: En çok istenen dağıtım aracı Scatter System geldi15 EkimDinozorlar yok olduktan sonra dev bir mantar ormanları miras aldı15 EkimOregon State Üniversitesi'nden yeni sensör: Gıda kalite kontrolü ucuzluyor ve hızlanıyor15 EkimYerli 'Hayalet Avcıları' mı? HBO Max'in yeni dizisi 'Kardeşler Mahlukat' tanıtımıyla merak uyandırdı15 EkimHücreden klinik deneye: yapay zekâ nasıl ilaç keşfini değiştiriyor15 EkimSony ECM-W5 kablosuz mikrofon seti duyurdu: 32-bit float kayıt, 500 metre menzil15 EkimKoç Healthcare’in Uluslararası İletişimi FL Communications’a Emanet15 Ekim
Gelişen haberGüncelleme: 22 Eylül 2026 15:10 (TSİ)
TeknolojiYayın: 3 dk okuma

Dünyanın ilk web kamerası 25 yıl önce kapatıldı.

Cambridge Üniversitesi’ndeki Trojan Room Coffee Pot, 1991’de 128×128 gri tonla başlayan yayınını 22 Ağustos 2001’de sonlandırdı. İlk web kamerası olarak anılan sistem 25 yıl önce kapandı.

Hüseyin GülbahçeYayın: 3 görüntülenmeGüncelleme: Paylaş
Cambridge Üniversitesi Trojan Room kahve makinesini izleyen dünyanın ilk web kamerasının 2001 yılında kapatılma anını gösteren arşiv görseli
1991'den 2001'e kadar Cambridge'de kahve durumunu yayınlayan Trojan Room Coffee Pot, 22 Ağustos 2001'de yayını sonlandırarak 10 yıllık tarihe veda etti. · Temsilî görsel — yapay zekâ ile üretildi
Teknoloji • Ajans DijitalOkumaya başla529 kelime

Cambridge Üniversitesi’nde bir kahve makinesini izlemek için kurulan ve dünyanın ilk web kamerası olarak anılan Trojan Room Coffee Pot, 22 Ağustos 2001’de kapatıldı. 1991’de yerel ağda başlayan yayın, 1993’te internete açıldı ve on yıllık bir deneyin ardından tarihe karıştı. Son düşük çözünürlüklü kare, kamerayı besleyen Acorn Archimedes bilgisayarının kapatma düğmesine uzanan parmakları gösteriyordu: Daniel Gordon, Martyn Johnson ve Quentin Stafford‑Fraser, sistemi birlikte durdurdu.

Kahve kuyruğundan doğan fikir

Günlük bir derdi çözmek için geliştirilen sistem, ekip arkadaşlarının boş bir demliği görmek için merdivenleri boşuna inip çıkmasını engelliyordu. Projenin geliştiricilerinden Quentin Stafford‑Fraser, o günleri şöyle anlatıyor:

“Yaklaşık on beş kişiydik ve koridorda tek bir filtre kahve makinemiz vardı. Çok kahve tükettiğimiz için taze demlenen kahve çabuk bitiyordu.” — Quentin Stafford‑Fraser, Trojan Room Coffee Pot geliştiricisi

Sistem önce laboratuvarın yerel ağına bağlı bir kamera ve sunucu yazılımıyla çalıştı. Amaç basitti: O an kahve var mı, yok mu? Ekip, bu bilgiye masalarından ulaşabildi.

128×128 gri ton, dakikada üç kare

Proje 1991’de, 128×128 piksel çözünürlüklü gri ton bir kamerayla başladı. Kamera bir görüntü yakalama kartı üzerinden laboratuvarın yerel ağına bağlandı; özel yazılmış bir sunucu uygulaması, X Window System (Unix tabanlı ekran sistemi) üzerinden görüntüyü ağdaki herkese ulaştırdı. Görüntü akışı bugünün anlamıyla “video” değildi; sistem dakikada üç kez fotoğraf karesi güncelliyordu.

İlk ana bilgisayar, Motorola 680x0 tabanlı bir makineydi. Daha sonra görev, Acorn’ın RISC mimarili Archimedes bilgisayarına geçti. 2001’deki kapanış anında da kamera bu Archimedes’e bağlıydı ve yayımlanan son kare, bizzat bu kapanışı belgeledi.

1991Başlangıç yılıTrojan Room Coffee Pot
Dünyanın ilk web kamerası 25 yıl önce kapatıldı
3görüntü/dakikaYakalama sıklığı

Web’den önce yayındaydı, 1993’te internete açıldı

Trojan Room Coffee Pot’ın bir başka özelliği, Dünya Çapında Ağ (World Wide Web) yaygınlaşmadan önce çalışıyor olmasıydı. Laboratuvar içindeki yerel ağ yayını, Kasım 1993’te ilk kez internete taşındı. Bu tarih, web tarayıcılarının resim gösterebildiği ilk aylardan sadece biraz sonraydı.

Kısa zaman çizelgesi: - 1991: Kamera yerel ağda yayına başladı; 128×128 gri ton, dakikada üç kare. - 1993 Kasım: Yayın ilk kez internete açıldı. - 2001 Ağustos: Sistem 10 yılın ardından kapatıldı; son karede kapatma düğmesi göründü.

Reklam

Bu erken dönem deneyi, internet kültüründe “her şeyin canlı yayınlanabileceği” fikrinin sembollerinden biri hâline geldi. Basit bir ihtiyaç, ağ üzerinden paylaşılan sürekli bir görüntü akışına dönüştü.

Bugün aynı işi 4K/60 kare yapmak çocuk oyuncağı

Aradan geçen yıllarda web kameraları büyük bir sıçrama yaptı. Artık masaüstü ve dizüstü bilgisayarlara takılan kameralar, uygun yakalama donanımı ve hızlı bağlantılarla gerçek renkli, 4K çözünürlükte ve saniyede 60 kareye kadar akıcı yayınlar sunabiliyor. Ev internetinde fiber bağlantıların, bilgisayarlarda güçlü işlemcilerin ve verimli görüntü kodlayıcıların yaygınlaşması, sıradan kullanıcıların bile bir kahve makinesini yayın akışına bağlamasını kolaylaştırdı.

Görüntü kalitesi kadar erişilebilirlik de değişti. O günlerde yalnızca aynı ağdaki araştırmacılar demliği görebiliyordu; 1993’ten sonra ise dünya genelindeki meraklılar tek bir sayfayı açarak bu küçük köşeye bakabildi. Bugünse bir akıllı telefonla birkaç dokunuşla yayın açmak mümkün.

Bu hikâye, internetin nesneleri birbirine ve bize nasıl bağladığının erken bir örneği olarak önemini koruyor. Bir kahve makinesinin durumu, küçük bir laboratuvarın ötesinde, internetin gündelik hayatımıza nasıl sızdığını gösteren bir dönüm noktasıydı.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

İlgili haberler Tümünü gör