AI ile sık yazışmak insanı 'daha robot' yapabilir.
AI & Society’de yayımlanan kuramsal çalışma, müşteri hizmetlerinde yapay zekâ ile sık etkileşimin insanları kalıplaşmış, “robotumsu” iletişime yaklaştırabileceğini öne sürüyor. Bulgular henüz deneyle test edilmedi.

İsveç’teki Linnaeus University ve İngiltere’deki University of Birmingham’dan bir ekip, 2026’da AI & Society’de yayımladıkları kuramsal makalede müşteri hizmetlerinde yapay zekâ ile sık etkileşimin insanları “daha robotumsu” davranışlara itebileceğini öne sürdü.
Ekip, bu olası kaymayı “robotoid insansı” (robotoid humanness) diye adlandırıyor. Varsayıma göre, kullanıcılar zamanla sohbet botlarının daha rahat işlediği bir iletişim biçimine kayarak kendine özgü iniş çıkışlarını, sürprizli ifadelerini ve küçük tuhaflıklarını törpülüyor. Amaç, botun daha iyi yanıt verdiği kalıba girmek oluyor.
Günlük hayatta bunun basit bir karşılığı var: Canlı bir temsilciye dert anlatırken mecaz kurar, espri yapar, konuya dallanır budaklanırız. Bir sohbet botuna yazarken ise çoğu kişi kısa, düz ve duygu işaretini azaltan cümleler kuruyor; hızlı ve “doğru” yanıt alma umuduyla dili sadeleştiriyor. Ekip, tekrarın bu dili kalıcılaştırabileceğini savunuyor.
Nasıl bir mekanizma öneriliyor?
Çalışma, perakende ve sağlık gibi müşteri hizmetlerinde kullanılan sosyal robotların ve sohbet botlarının insan benzeri jest, konuşma ve duygusal ipuçlarını taklit edecek biçimde kurgulandığını hatırlatıyor. Bu tasarım, karşıdaki kişide bilişsel ve duygusal bir tepki uyandırmayı hedefliyor.
“Müşteri hizmetleri için geliştirilen sosyal robotlar, müşterilerden bilişsel ve duygusal tepki almak üzere jestleri, konuşmayı ve duygusal ipuçlarını taklit edecek şekilde tasarlanıyor.” — Inci Toral-Manson, University of Birmingham
Ekip, makine öğrenmesiyle beslenen bu sistemlerin kullanıcı girdilerine göre davranışlarını ayarladığını, kişiselleştirilmiş ve insan benzeri taklidi güçlendirdiğini belirtiyor.



“Tüketici davranır, robot yanıt verir ve tekrarlandıkça tüketici bu alışverişi içselleştirir. Makine öğrenmesi, robot davranışını kullanıcı girdisine göre ayarlayarak daha kişisel ve insan benzeri taklidi mümkün kılar.” — Selcen Ozturkcan, Linnaeus University
Bu döngüde insan-bot sınırı muğlaklaşıyor; sohbet daha toplumsal bir etkileşim gibi hissedilebiliyor. Sistemler geçmişi hatırlayabildiğinde, kullanıcı kendini tanıyan bir “karşı taraf” izlenimi de güçleniyor.
Bu ne anlama geliyor, kimleri etkiliyor?
Milyonlarca insan her gün ChatGPT benzeri uygulamalarla yazışıyor. Perakendeden randevu almaya, bankacılıktan temel sağlık triyajına kadar pek çok temasta ilk kapı bir bot. Ekip, tekrarın etkisiyle insanların, algoritmanın ödüllendirdiği kalıpları zamanla geri yansıtma eğilimi gösterebileceğini öne sürüyor.
İnsanlardan gelen geri bildirim beklenmedik olabilir; sohbetin yönü sürprizlere açıktır. Botların dönütleri ise veriye dayalı, onaylayıcı ve algoritmik bir çizgide ilerler. Bu fark, benlik algısının zamanla dar bir kanala girmesi riskini doğuruyor: Kullanıcı, en iyi yanıtı almak için kendi ifadesini pürüzsüzleştiriyor.
“Robotlar ve yapay zekâ artık müşteri hizmetlerinde sıradan. İşletmelerin bu teknolojiyi en iyi şekilde kullanabilmesi kadar etik sınırları da koruyabilmesi için insanların onlarla nasıl etkileştiğini anlamamız şart.” — Jean-Paul de Cros Peronard, Aarhus University
Ne kanıtlıyor, ne kanıtlamıyor?
Bu çalışma tümüyle kuramsal. Yazarlar, insanlarla yapay ajanlar arasındaki etkileşim üzerine daha önceki bulguları bir araya getirip bir çerçeve kuruyor; ancak insanlar üzerinde uzunlamasına deney ya da alan deneyi yapmıyor. Dolayısıyla “robotumsu” kaymanın olup olmadığını ve ne ölçüde gerçekleştiğini göstermek için kontrollü çalışmalar gerekiyor.
Önerilen mekanizma; sohbet botlarının geldiği olgunluk düzeyini, kişiselleştirmeyi ve tekrar eden temasların etkisini birlikte düşünmeye çağırıyor. Makale, yapay zekâ aracılı hizmetlerin insanların kendini anlama ve ifade etme yollarını daraltabileceği riskine işaret ediyor; ama bunun düzeyi, kimlerde görüldüğü ve geri döndürülüp döndürülemeyeceği henüz belirsiz.
Yöntem künyesi
Tür: Kuramsal (teorik) çerçeve; deney yapılmadı
Yayın: AI & Society (2026)
Konu: Müşteri hizmetlerinde sohbet botları/sosyal robotlarla tekrar eden etkileşimlerin insan davranışına etkisi
Dayanak: İnsan–robot etkileşimi literatüründen önceki çalışmalar ve örnekler
Öne çıkan kavram: “Robotoid insansı” (insanın kendini botlarla uyumlu kılacak şekilde törpülemesi)
Ekip: Linnaeus University (İsveç), University of Birmingham (Birleşik Krallık), Aarhus University (Danimarka) araştırmacıları
Bundan sonra ne olacak?
Yazarlar, kurdukları çerçevenin deneylerle sınanması gerektiğini vurguluyor. Özellikle uzun süreli kullanıcı-bot temaslarını izleyen çalışmalar; dilde sadeleşme, duygu işaretlerinin azalması, kalıplaşmış yanıtlara yönelme gibi göstergeleri test edebilir.
Kısa vadede bireyler için pratik bir uyarı var: Yararlı bir araç, sohbetin kurallarını dayatmaya başladığında bunu fark etmek. İşletmeler içinse etik tasarım ve şeffaflık kritik. Hedef, hızlı yanıt sunarken kullanıcıyı tek bir iletişim kalıbına sıkıştırmamak olmalı.
Bu haber işinize yaradı mı?



