Son Dakika
Apple, ilk dokunmatik MacBook Pro'yu 6 Kasım'da piyasaya sürüyor3 saat önceNASA 2028'de Mars'a üç SkyFall helikopteri gönderiyor5 saat önceMarka İçerikleri Neden İzlenmiyor ve Ne Yapmalı?5 saat önceMaxon Cinema 4D 2027: En çok istenen dağıtım aracı Scatter System geldi5 saat önceDinozorlar yok olduktan sonra dev bir mantar ormanları miras aldı5 saat önceOregon State Üniversitesi'nden yeni sensör: Gıda kalite kontrolü ucuzluyor ve hızlanıyor6 saat önceYerli 'Hayalet Avcıları' mı? HBO Max'in yeni dizisi 'Kardeşler Mahlukat' tanıtımıyla merak uyandırdı6 saat önceHücreden klinik deneye: yapay zekâ nasıl ilaç keşfini değiştiriyor6 saat önceSony ECM-W5 kablosuz mikrofon seti duyurdu: 32-bit float kayıt, 500 metre menzil9 saat önceKoç Healthcare’in Uluslararası İletişimi FL Communications’a Emanet11 saat önce
BilimYayın: 3 dk okuma

AI ile sık yazışmak insanı 'daha robot' yapabilir.

AI & Society’de yayımlanan kuramsal çalışma, müşteri hizmetlerinde yapay zekâ ile sık etkileşimin insanları kalıplaşmış, “robotumsu” iletişime yaklaştırabileceğini öne sürüyor. Bulgular henüz deneyle test edilmedi.

Hüseyin GülbahçeYayın: 12 görüntülenmeGüncelleme: Paylaş
Yapay zeka sohbet botu ile sürekli yazışan bir insanın ifadelerinin zamanla monoton ve mekanik bir ton almasını simgeleyen soyut bir görselleştirme.
AI & Society dergisindeki kuramsal çalışma, sık AI etkileşiminin insanları kalıplaşmış, robotumsu bir iletişim tarzına itebileceğini öne sürüyor. Bulgular henüz deneysel olarak test edilmemiş. · Temsilî görsel — yapay zekâ ile üretildi
Bilim • Ajans DijitalOkumaya başla653 kelime

İsveç’teki Linnaeus University ve İngiltere’deki University of Birmingham’dan bir ekip, 2026’da AI & Society’de yayımladıkları kuramsal makalede müşteri hizmetlerinde yapay zekâ ile sık etkileşimin insanları “daha robotumsu” davranışlara itebileceğini öne sürdü.

Ekip, bu olası kaymayı “robotoid insanlık” (robotoid humanness) diye adlandırıyor. Varsayıma göre, kullanıcılar zamanla sohbet botlarının daha rahat işlediği bir iletişim biçimine kayarak kendine özgü iniş çıkışlarını, sürprizli ifadelerini ve küçük tuhaflıklarını törpülüyor. Amaç, botun daha iyi yanıt verdiği kalıba girmek oluyor.

Reklam

Günlük hayatta bunun basit bir karşılığı var: Canlı bir temsilciye dert anlatırken mecaz kurar, espri yapar, konuya dallanır budaklanırız. Bir sohbet botuna yazarken ise çoğu kişi kısa, düz ve duygu işaretini azaltan cümleler kuruyor; hızlı ve “doğru” yanıt alma umuduyla dili sadeleştiriyor. Ekip, tekrarın bu dili kalıcılaştırabileceğini savunuyor.

Nasıl bir mekanizma öneriliyor?

Çalışma, perakende ve sağlık gibi müşteri hizmetlerinde kullanılan sosyal robotların ve sohbet botlarının insan benzeri jest, konuşma ve duygusal ipuçlarını taklit edecek biçimde kurgulandığını hatırlatıyor. Bu tasarım, karşıdaki kişide bilişsel ve duygusal bir tepki uyandırmayı hedefliyor.

“Müşteri hizmetleri için geliştirilen sosyal robotlar, müşterilerden bilişsel ve duygusal tepki almak üzere jestleri, konuşmayı ve duygusal ipuçlarını taklit edecek şekilde tasarlanıyor.” — Inci Toral-Manson, University of Birmingham

Ekip, makine öğrenmesiyle beslenen bu sistemlerin kullanıcı girdilerine göre davranışlarını ayarladığını, kişiselleştirilmiş ve insan benzeri taklidi güçlendirdiğini belirtiyor.

“Tüketici davranır, robot yanıt verir ve tekrarlandıkça tüketici bu alışverişi içselleştirir. Makine öğrenmesi, robot davranışını kullanıcı girdisine göre ayarlayarak daha kişisel ve insan benzeri taklidi mümkün kılar.” — Selcen Ozturkcan, Linnaeus University

Bu döngüde insan-bot sınırı muğlaklaşıyor; sohbet daha toplumsal bir etkileşim gibi hissedilebiliyor. Sistemler geçmişi hatırlayabildiğinde, kullanıcı kendini tanıyan bir “karşı taraf” izlenimi de güçleniyor.

Bu ne anlama geliyor, kimleri etkiliyor?

Milyonlarca insan her gün ChatGPT benzeri uygulamalarla yazışıyor. Perakendeden randevu almaya, bankacılıktan temel sağlık triyajına kadar pek çok temasta ilk kapı bir bot. Ekip, tekrarın etkisiyle insanların, algoritmanın ödüllendirdiği kalıpları zamanla geri yansıtma eğilimi gösterebileceğini öne sürüyor.

İnsanlardan gelen geri bildirim beklenmedik olabilir; sohbetin yönü sürprizlere açıktır. Botların dönütleri ise veriye dayalı, onaylayıcı ve algoritmik bir çizgide ilerler. Bu fark, benlik algısının zamanla dar bir kanala girmesi riskini doğuruyor: Kullanıcı, en iyi yanıtı almak için kendi ifadesini pürüzsüzleştiriyor.

“Robotlar ve yapay zekâ artık müşteri hizmetlerinde sıradan. İşletmelerin bu teknolojiyi en iyi şekilde kullanabilmesi kadar etik sınırları da koruyabilmesi için insanların onlarla nasıl etkileştiğini anlamamız şart.” — Jean-Paul de Cros Peronard, Aarhus University

Ne kanıtlıyor, ne kanıtlamıyor?

Bu çalışma tümüyle kuramsal. Yazarlar, insanlarla yapay ajanlar arasındaki etkileşim üzerine daha önceki bulguları bir araya getirip bir çerçeve kuruyor; ancak insanlar üzerinde uzunlamasına deney ya da alan deneyi yapmıyor. Dolayısıyla “robotumsu” kaymanın olup olmadığını ve ne ölçüde gerçekleştiğini göstermek için kontrollü çalışmalar gerekiyor.

Önerilen mekanizma; sohbet botlarının geldiği olgunluk düzeyini, kişiselleştirmeyi ve tekrar eden temasların etkisini birlikte düşünmeye çağırıyor. Makale, yapay zekâ aracılı hizmetlerin insanların kendini anlama ve ifade etme yollarını daraltabileceği riskine işaret ediyor; ama bunun düzeyi, kimlerde görüldüğü ve geri döndürülüp döndürülemeyeceği henüz belirsiz.

Yöntem künyesi

  • Tür: Kuramsal (teorik) çerçeve; deney yapılmadı

  • Yayın: AI & Society (2026)

  • Konu: Müşteri hizmetlerinde sohbet botları/sosyal robotlarla tekrar eden etkileşimlerin insan davranışına etkisi

  • Dayanak: İnsan–robot etkileşimi literatüründen önceki çalışmalar ve örnekler

  • Öne çıkan kavram: “Robotoid insanlık” (insanın kendini botlarla uyumlu kılacak şekilde törpülemesi)

  • Ekip: Linnaeus University (İsveç), University of Birmingham (Birleşik Krallık), Aarhus University (Danimarka) araştırmacıları

Bundan sonra ne olacak?

Yazarlar, kurdukları çerçevenin deneylerle sınanması gerektiğini vurguluyor. Özellikle uzun süreli kullanıcı-bot temaslarını izleyen çalışmalar; dilde sadeleşme, duygu işaretlerinin azalması, kalıplaşmış yanıtlara yönelme gibi göstergeleri test edebilir.

Kısa vadede bireyler için pratik bir uyarı var: Yararlı bir araç, sohbetin kurallarını dayatmaya başladığında bunu fark etmek. İşletmeler içinse etik tasarım ve şeffaflık kritik. Hedef, hızlı yanıt sunarken kullanıcıyı tek bir iletişim kalıbına sıkıştırmamak olmalı.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

İlgili haberler Tümünü gör