Beyin yüz ve ses duygularını benzer bölgelerde işliyormuş.
Beyin, yüz ifadelerinden ve ses tonlarından gelen duygusal bilgileri ayrı ayrı değil, överlapp eden (örtüşen) bölgelerde işleyerek başkalarının hislerini hızlıca anlamamızı sağlıyor.

Katolik Lüven Üniversitesi'nden Olivier Collignon ve şu anda Gent Üniversitesi'nde çalışan Stefania Mattioni'nin koordinasyonunda yapılan çalışma, JNeurosci dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, katılımcıların beyin aktivitesini fonksiyonel manyetik rezonans (fMRI) ile tarayarak yüz ifadeleri ve ses tonları aracılığıyla ifade edilen duygulara nasıl tepki verdiklerini haritaladılar.
Katılımcılar yüzleri veya sesleri ayrı ayrı duyduğunda, duygular beynin yüz ve ses işleyen geniş bölgelerinde aktivite yarattı. Önemli bulgu şuydu: Bu bölgeler kendi duyu modallarına kilitli değildi.
Yüzleri seçerek işleyen 몇몇 bölge, seslerde duyulan duygular hakkında da bilgi taşıyordu; sesleri seçerek işleyen bölgeler ise yüzlerde görülen duyguları kodluyordu.

Bazı bölgelerde beyin, aynı duyguyu görsel işitsel fark etmeksizin benzer bir biçimde temsil ediyordu.
Yüz ve ses birleştirildiğinde ise beyin duyguları tek başına yüz ya da ses varken farklı bir şekilde işledi ve değerlendirdi. Bu durum, beyin sistemlerinin birbirleriyle etkileşim içinde olduğunu ve duyguları modaliteyi aşan (amodal) bir kodlama ile temsil edebildiğini gösteriyor.
Yöntem özeti
**Katılımcı sayısı:** Çalışma sayısı kaynak metinde belirtilmemiştir.
**Yöntem:** Fonksiyonel manyetik rezonans (fMRI) ile beyin aktivitesi ölçümü.
**Uyarıcılar:** Farklı duyguları ifade eden yüz görüntüleri ve ses kayıtları, ayrı ve birleşik sunumda.
**Yayın:** JNeurosci, 2026 (DOI: 10.1523/JNEUROSCI.0366-26.2026).
"Bu bölgeler kendi tercih ettikleri duyuya sınırlı değildi; bazı bölgelerde beyin aynı duyguyu görsel mi işitsel mi olursa olsun benzer biçimde temsil ediyordu." — Stefania Mattioni, Gent Üniversitesi
Araştırmacılar, bu mekanizmanın bozulmasının sosyal ipuçlarını birleştirmekte zorlanan bireylerde (örneğin otizm spektrum bozukluğu veya şizofreni gibi durumlarda) rol oynayıp oynamadığını test etmenin yolunu açabileceğini belirtiyor.
Çalışma, beynin "sosyal anlama" hızının sırrının, duyu modallarını erken bir aşamada birleştiren ve duyguları soyut bir dille kodlayan bu örtüşlü ağlarda yattığını ortaya koyuyor.
Bu haber işinize yaradı mı?



