Son Dakika
Meteoritin 7 evresi: 75 düşüşten çıkarılan yeni şema54 dk önceHücrelerdeki küçük protein değişikliklerini görünür kılan yeni yöntem54 dk önceHBO, Harry Potter dizisinde Hogwarts amblemlerini yeniledi55 dk önceEski DJI mühendislerinden 50x zoomlu robotik kamera: RocXZoom Kickstarter’da55 dk önceAgentik AI, Phytomining’de Analiz Süresini Dakikaya İndirdi1 saat önceiPhone Air Bir Yıl Sonra Nasıl Dayandı?2 saat önceRange Rover Electric 2027: Lüks SUV’da %24 Daha Verimli Motorlar2 saat önceResimli çocuk kitapları dil tutumlarını değiştiriyor2 saat önce80 Bin Yıllık Bir Yolculuk İçin Alpha Centauri Planı2 saat önceAnthropic Fable 5.1 çıktı: fiyat %25 düştü12 saat önce
Bilim3 dk okuma

Meteoritin 7 evresi: 75 düşüşten çıkarılan yeni şema.

SETI ve NASA Ames ekibi, 75 göktaşı düşüşünü inceleyerek bir uzay kayasının atmosferde geçirdiği 7 evreyi tanımladı; kütle kaybını erime ve parçalanma yönetiyor.

Hüseyin Gülbahçe2 Eylül 2026Paylaş
SETI ve NASA Ames bilim insanlarının 75 meteorit düşüşü verisiyle belirlediği atmosfer girişinin yedi aşamasını gösteren şematik çizim.
SETI ve NASA Ames bilim insanlarının 75 meteorit düşüşü verisiyle belirlediği atmosfer girişinin yedi aşamasını gösteren şematik çizim. · Temsilî görsel — yapay zekâ ile üretildi
Bilim • Ajans DijitalOkumaya başla601 kelime

SETI Institute ve NASA Ames Research Center’dan Peter Jenniskens’in liderliğindeki ekip, Dünya’ya düşen 75 meteoritin izini sürerek bir uzay kayasının atmosferde geçirdiği 7 evreyi tanımladı. Bulgular, kütle kaybını önce erimenin, ardından parçalanmanın yönettiğini gösteriyor.

“Katı kayaların, havayla çarpışmanın ürettiği aşırı ısı ve parlaklıkla buharlaşacağını sanıyorduk,” dedi SETI Institute ve NASA Ames’ten ekip lideri Peter Jenniskens. “Bunun yerine önce erimenin, ardından parçalanmanın kütle kaybını kontrol ettiğini bulduk.”

7fazMeteoritin atmosferden yere inişe kadar evresi
40yüzdeFaz 4’te erimeyle kaybedilebilen kütle (yaklaşık 60 km irtifa)

Kim yaptı, nerede yayımlandı

Ekipte SETI Institute ve NASA Ames Research Center’dan araştırmacılar yer aldı. Bulgular, çevrimiçi akademik platform Wiley Online Library’de yayımlandı.

Nasıl ölçtüler: 75 düşüşten modellemeye

Araştırmacılar, yere ulaşan 75 meteoritin düşüşlerini ve parlaklık değişimlerini karşılaştırdı. Bu verilerle atmosferdeki 7 aşamayı ayırt eden bir fiziksel çerçeve kuruldu.

  • Örnek sayısı: 75 meteorit düşüşü

  • Analiz: Parlaklık, kütle kaybı ve hız düşüşü desenleri

  • Sonuç: 7 ayrı faz, her biri farklı süreçlerle tanımlı

  • Yayım: Wiley Online Library üzerinden makale

Evreler: 1’den 7’ye ne oluyor?

Faz 1’de uzay kayası üst atmosferde şok dalgası yaratır ve ısınır; gökyüzünde “kayan yıldız” olarak görünür. Faz 2’de daha yoğun havaya girince parlaklık artar ve dönme bilgisi parlaklıktaki değişimden çıkarılabilir.

Faz 3’te kaya bir “ateş topu”na dönüşür ve en büyük kütle kaybı erimeyle yaşanır. Hızlı hava akışı eriyen maddeyi sürükler; geride buharlaşmayı sürdüren damlacık izi kalır.

Yaklaşık 60 kilometre irtifada Faz 4 başlar; ateş topu “erime dengesi”ne ulaşır. Bu aşamada başlangıç kütlesinin yüzde 40’ına kadar kayıp oluşmuş olabilir.

Faz 5, kayadaki parçalanmanın görünür hale geldiği evredir; kopan parçalar tek tek parlayabilir. Ekip, bu kırılmanın beklenenden erken başladığını, uzayda önceki çarpışmalardan kalma çatlakların rol oynadığını belirledi.

“Modellememiz gösteriyor ki, uzay kayasının arkası sağlam kaldığı sürece, ardında bir ‘vakum cebi’ oluşuyor ve parçalar bu boşluğa akma eğiliminde,” dedi NASA Ames’ten ekip üyesi Darrel Robertson. “Bu küçük meteoritler yerde dar bir şerit boyunca düşer.”

Faz 6’da son büyük alevlenme görülür; kopuş daha hızlıdır. Jenniskens, “O son bozulma, parçaları göreli olarak daha yüksek hızlarda uçurur,” dedi ve yaklaşık 20 gramdan büyük meteoritlerin daha geniş bir alana saçıldığını, birçoğunun ana gövdenin ‘arka yüzüne’ yakın bölgeden geldiğini ekledi.

Faz 7’nin başında hız yeterince düştüğü için parlama biter; erime durur ve parçanın yüzeyinde ince bir kabuk kalır. Bu evrede küçük ve yavaş parçalar, rüzgârlarla hatırı sayılır biçimde savrulabilir.

Neden önemli: Risk senaryoları

Model, katı yapılı asteroit ve kuyruklu yıldız parçalarının atmosferde nasıl kütle kaybettiğini ve ne zaman kırıldığını ayrıntılandırıyor. Bu bilgi, hava patlaması üreten cisimler ve “şehir bloğu” ölçeğinde tehlikeli asteroitler için etki tahmini yapmayı kolaylaştırabilir.

Jenniskens, onlarca metre çapındaki asteroitlerin genellikle “moloz yığını” olmayan, hızlı dönen katı kayalar olduğunu belirtiyor. 2013’te Rusya üzerindeki 20 metrelik Chelyabinsk cismi de aynı fazlardan geçti.

Ne kanıtlıyor, ne kanıtlamıyor

Bu çalışma, metre–onlarca metre ölçeğinde katı kayaların atmosferde hangi yükseklikte eridiğini ve ne zaman parçalandığını gösteren bir şema sunuyor. Kütle kaybının baskın mekanizmasının erime ve ardından parçalanma olduğunu destekliyor.

Ancak model, tek başına her düşüşte kesin saçılma alanını ve iniş noktasını hesaplamıyor. Rüzgârlar ve yerel hava, son evrede küçük parçaların nereye ineceğini hâlâ belirleyebiliyor.

Ekip, farklı bileşimlerdeki taşlarda fazların hangi irtifalarda gerçekleştiğini kaydetti; yine de çok büyük, gevşek bağlı “moloz yığını” asteroitler için sonuçlar doğrudan genellenemez. Bulgular gözlemsel veriler ve modellemeye dayanıyor; yeni vakalar şemayı daha da keskinleştirebilir.

Reklam

Bu haber işinize yaradı mı?

İlgili haberler Tümünü gör