Psilocybin, kemoteropi yan etkisini önleyebilir.
Psilocybin, kemoteropi tarafından nöronlara çıkan hasarı önleyebilecek bir maddedir; fare ve insan nöronlarında yapılan testlerde mitokondri taşımayı koruduğu gözlemlendi.

Psilocybin, kemoterapiye bağlı sinir hasarını önleyebilecek bir maddedir, güncel bir çalışma öne sürüyor.
Araştırmacılar, fare ve insan nöron örneklerinde psilocibinin nöron uçlarındaki enerji taşımayı koruduğunu gözlemledi.
Bu koruma, kemoteropi tarafından bozulan mitokondri taşıma yolunun çalışmasını sürdürerek sinir hasarını azaltıyor.
Kemoteropi yan etkisi olan periferik nöropati (CIPN), tedavi gören kanser hastalarının yaklaşık %75'inde görülüyor.

Bu etki şu anda etkili bir önleyici ilaç olmaksızın, hastaların kanser ilaçlarının dozunu azaltmalarına veya tedaviyi kesmelerine sebep oluyor.
Çalışmada, farelere iki kez 25 miligram eşdeğer psilocybin enjekte edildi ve bir hafta sonra kemoteropi uygulaması yapıldı.
Psilocybin alınan fareler, kemoteropi yalnız uygulanan farelere kıyasla hassasiyet testlerinde daha az reaksiyon gösterdi.
İnceleme, psilocibinin aktif metaboliti psilocinin 5HT2A reseptörünü aktive ettiğini ve bu reseptörün mitokondri taşımayı koruyan moleküler sinyaller gönderdiğini gösterdi.
İnsan nöronlarında yapılan testlerde de benzer sonuç elde edildi; psilocybin, nöronların kemoteropi etkisine karşı direnci artırdı.

Araştırmacılar, bu bulgunun klinik deneylerde tekrarlanabilmesi halinde önemli etkiler olabileceğini belirtti.
Kendisi çalışmaya katmayan Maiaru, uzun süren sensori problemleri ve kronik ağrının önlenebileceğini söyledi.
Amit ise, nöron hasarının önlenmesi sayesinde kemoteropi dozları düşürülebilecek ve kanser sonuçları iyileştirilebilir olduğunu belirtti.
Ancak, Amit, kanser hastalarının psilocybin’e evde başvurmamasını uyardı ve maddenin güvenli veya etkili olduğunu kanıtlamadığını belirtti.
CIPN'nin şu anki tedavisi genellikle antidepresan duloksetin ile yapılmakta ve sadece orta derecede ağrı azaltıyor.
Gelecek plan olarak, Kasım ayında yaklaşık 80 kişilik breasts, kolorektal veya baş-boyun kanserli hastalı klinik deneyi başlatılacak ve sonuçlar yaklaşık beş yıl içinde bekleniyor.
Makalenin yayınlandığı dergi Science ve DOI 10.1126/science.aec6116 bilgisi verilmiştir.
Bu haber işinize yaradı mı?



