E Ink tablet mi, iPad mi? Hangi ihtiyaca hangisi uygun.
E Ink ekranlı tabletler, kağıt benzeri görünümlü ve göz yormayan yapılarıyla okuma ve not alma odaklı kullanıcılar için cazip bir alternatif sunuyor; ancak renk performansı, yenileme hızı ve işlemci gücü gibi konulardaki kısıtlamalar medya tüketimi için uygun olmadığını gösteriyor.

E Ink ekran teknolojisi, Kindle gibi e-kitap okuyuculardan tanınan bir yapıya sahip: ekran arka ışık kullanmaz, yerine çevresel ışığı yansıtarak görüntü oluşturur. Bu sayede pilli cihazlarda pil ömrü uzar, göz yorgunluğu azalır ve güneş ışığında bile ekran rahat okunur.
Son dönemde reMarkable, Boox ve Kobo gibi markaların çıkardığı E Ink tabletler, bu avantajları not alma ve çizim üzerine kurmuşlar. Engadget için Daniel Cooper, "İhtiyaçlarınız basitse bir E Ink tablet sizin için uygun cihaz olabilir" diyor.
Ekran, görüntü değiştiğinde milyonlarca küçük fiziksel parçacığın yüklenip yönlendirildiği bir mekanizma sayesinde çalışır; bu da kağıt gibi bir görünüm, düşük güç tüketimi ve uzun süreli kullanımda konfor sağlar.
Teknolojide önemli ilerlemelere rağmen bu ekranlar her senaryo için ideal değildir.
Okuma ve çizim odaklıysa E Ink öne çıkıyor
E Ink tabletlerin en güçlü yanı, kağıt üzerindeki hissine yakın bir yazma ve okuma deneyimi sunmasıdır. Ekran mat yüzeyli olduğu için parmak veya kalem sürtünmesi azalır, ışık yansıması minimal kalır. Bu da uzun süreli okuma veya not tutma oturumlarında göz yorgunluğunu belirgin şekilde düşürür. İPad gibi OLED veya LCD ekranlı cihazlarda arka ışık doğrudan göze giderken, E Ink ekranlarda bu yoktur. Teknoloji, iPad gibi ana akım tabletlerdeki ekranlara göre gözler için daha rahat "olduğu düşünülen" bir yapıya sahiptir.
E Ink yansımalı bir ekrandır, emisif değil; yani gözleriniz ekrandan doğrudan yayılan parlak ışığa uyum sağlamak zorunda kalmaz. Birçok E Ink tablet ayrıca iPad ve diğer geleneksel tabletlerdeki parlak cam yüzeylerin aksine mat ekran sunar; bu da kağıt benzeri görünümü ve parmak veya kalem altındaki hissi artırır.
Açık alanda çalışanlar için bir diğer avantaj da güneş ışığında performanstır. Giriş seviyesi iPad modelleri parlak güneş altında ekranı okunur tutmakta zorlanırken, arka ışıklı ekranlarının parlaklığı dış ortamın sert parlaklığını aşmak için yetersiz kaldığı için E Ink tabletler bu sorunu yaşamazlar.
İPad Pro'nun tandém OLED ekranı bu açığı kapatmış olsa da, fiyat farkı tüm kullanıcılar için erişilebilir değil. Tüm bunlar sonucunda E Ink tabletler görsel hatta ergonomik açıdan da daha rahat bir kullanım sunabilir.


Pil ömrü ve hafiflik günlük kullanımda fark yaratıyor
E Ink ekranlar yalnızca sayfa değiştiğinde veya yeni içerik yüklendiğinde enerji tüketir. Statik bir sayfa gösterirken neredeyse sıfır güç harcar. Bu nedenle reMarkable Paper Pro gibi cihazlar aktif kullanımda iPad'den daha uzun pil ömrü sunabiliyor.
İçerik okurken bir iPad ekranını sürekli güçlendirmek zorunda kalırken, E Ink tablet sayfa çevirme veya kaydırma aralarında düşük güç moduna girebilir.
Basit ekran yapısı ve düşük enerji tüketimi sayesinde üreticiler daha ince ve hafif gövdeli modeller üretebiliyor. Bu avantaj, sürekli yanınızda taşıyan kullanıcılar için taşıma konforunu artırır ve gün boyu çantada rahatça taşınmasını sağlar.
Renk, video ve hız: E Ink'in zayıf halkaları
Son yıllarda renkli E Ink paneller piyasaya sürülse de, en iyi modeller bile iPad'in renk hacmi ve canlılığına yaklaşılamıyor. E Ink ekranlar bir zamanlar sadece siyah-beyaz içerik gösteriyordu; teknolojideki gelişmelerle renk paneller geldiler.
Ancak bugün piyasadaki en iyi renkli E Ink ekranlar bile iPad'in renk hacmine ve canlılığına yetişemiyor.
Çizgi roman, fotoğraf galerisi veya web sayfası gibi renk yoğun içerikler — iPad bunları çok daha yüksek kalite ve doğrulukta gösterirken — E Ink'te soluk ve detaysız görünüyor.
Yenileme hızı da temel bir kısıtlama. E Ink ekranlarda fiziksel parçacıkların yer değiştirmesi zaman alır. Bu, teknolojinin doğal bir sınırlamasıdır: ekrandaki fiziksel parçacıklar görüntü her değiştiğinde hareket eder ve yeniden konumlanır. Bu da menü gezintisinde, uygulama geçişlerinde ve özellikle video oynatımda takılma, gölgelik (ghosting) ve titreme yaratır.
Bazı paneller hareket eden öğelerin arkasında belirgin bir iz bırakarak her türlü video izlemeyi neredeyse imkansız hale getiriyor.
En yeni modellerde bile menü gezintisi ve uygulama değiştirme modern bir iPad'e göre belirgin derecede daha az duyarlı hissedilebilir. Bu yenileme hızı farkı, belirgin titreme veya görsel anomalilere yol açabilir.
Karmaşık bir web sayfasının yüklenmesini beklerken akıllı telefona yönelmek yaygın bir durum.
İşlemci gücü de genellikle sınırlı. E Ink tabletler grafik yoğun uygulamalar çalıştırmak üzere tasarlanmadığı için, üreticiler daha uygun fiyatlı ve daha az güç tüketen çipler tercih ediyor. Bu da ekranın yavaşlığıyla birleşince, genel sistem tepki süresini iPad'in çok ötesinde tutuyor.
Yazar Daniel Cooper, "Karmaşık bir web sayfasını yüklemek için E Ink tablet beklerken sık sık akıllı telefonuma yöneliyorum, bu neredeyse cihazın tüm amacını ortadan kaldırıyor" diyor.
Ne zaman hangisi?
Kaynak metne göre E Ink tabletler; temel ihtiyacı okuma, el yazısı not alma, teknik çizim ya da metin tabanlı çalışma olan kullanıcılar için mantıklı bir seçim.
Medya tüketimi (film, dizi, sosyal medya, renkli dergi) ana amaçsa, iPad ya da Android tabletler çok daha uygun.
Eğer birincil amaç medya tüketimi yanında ara sıra okuma ise iPad veya Android tablet şiddetle düşünülmeli. Ancak kullanıcı getirilen ödünleşmeleri kabul edecekse ya da cihazı birincil olarak metin tabanlı içerik için kullanacaksa, E Ink tabletler artık geçerli bir alternatif haline gelmiş durumda.
Bu haber işinize yaradı mı?
İlgili haberler Tümünü gör



