Kalp ve böbrek hastalığı birbirini besliyor: Avrupa'dan yeni ortak kılavuz.
Avrupa Kardiyoloji Derneği, kalp ve kronik böbrek hastalığını birlikte ele alan ilk kılavuzunu Avrupa Böbrek Derneği ile birlikte hazırladı. Belge, 100 milyon Avrupalıyı doğrudan ilgilendiriyor.

Kalp hastalarında böbrek taraması artık standart olacak
Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC), kronik böbrek hastalığı ile kalp-damar hastalığını ilk kez tek bir kılavuzda buluşturdu. Belge, Avrupa Böbrek Derneği (ERA) ile ortak hazırlandı, European Heart Journal'da yayımlandı ve ESC Congress 2026'da sunuldu.
Kronik böbrek hastalığı (CKD), böbreğin yapısında ya da işlevinde üç aydan uzun süren ve kişinin sağlığını etkileyen bozukluk olarak tanımlanıyor. Avrupa genelinde tahminen 100 milyon kişide CKD bulunuyor ve bu kişilerin kalp-damar hastalığına yakalanma riski normalin çok üzerinde.
İki hastalık birbirini nasıl hızlandırıyor?
Görev Gücü Eş Başkanı Kevin Damman, Groningen Üniversitesi Tıp Merkezi'nden Doçent, ilişkinin boyutunu şöyle özetledi:
"Her iki hastalığın yol açtığı engellilik ve kaybedilen ömür çok ağır. CKD, kalp-damar hastalığını hızlandırıyor; kalp-damar hastalığı da böbreği yoruyor. Sonuçta diyalize ve kalp krizine çok daha erken yaşta ihtiyaç duyuluyor."
Damman, son yıllarda bu döngüyü kıracak tedavi seçeneklerinin arttığına da dikkat çekti:
"İyi haber şu: son birkaç yılda büyük ilerlemeler kaydedildi. Artık hem kalp hem böbrek komplikasyon riskini önemli ölçüde düşürebilen birkaç basit tedavi var."
STAMP stratejisi: Beş adımda ortak bakım
Kılavuz, önerileri "STAMP on CKD" kısaltmasıyla sunuyor: Screen (tara), Triage (önceliklendir), Address CKD Risk (böbrek riskini ele al), Modify CVD management (kalp-damar tedavisini yeniden düzenle) ve Plan health services (sağlık hizmetlerini planla).
İlk adım tarama. Kılavuza göre, kalp-damar hastalığı tanısı konulan herkes aynı anda böbrek açısından da test edilecek. Bu test iki aşamalı: kandan tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) ölçümü ile idrardan albümin-kreatinin oranı.
İkinci adımda hasta, böbrek yetmezliğine ilerleme ve kalp-damar risk açısından puanlanıyor. Kılavuz, böbrek işlevini de hesaba katan doğrulanmış risk skorlama araçlarının kullanılmasını öneriyor.

Erken tedavi hem kalbi hem böbreği koruyor
Üçüncü adım, kanıtlanmış ve düşük maliyetli tedavilerin erken devreye alınması. Damman, hangi ilaç sınıflarının öne çıktığını açıkladı:
"Statin temelli tedavinin yanı sıra RAS inhibitörleri ve SGLT2 inhibitörlerinin erken kullanımı özellikle önemli ve etkili."
Kılavuz, böbrek işlevinin bazı ilaçların vücuttan atılmasını zorlaştırdığı durumları da ayrıca ele alıyor. Standart seçeneklerin uygun olmadığı hastalarda hangi kalp-damar tedavilerinin güvenle sürdürülebileceği belirtiliyor.
Kardiyoloji ile nefroloji aynı masada
Son adım, sağlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi. Risk altındaki hastaların hem kardiyologdan hem nefrologdan zamanında yardım alabilmesi için iki branş arasındaki iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Görev Gücü'nün diğer Eş Başkanı, Oxford Üniversitesi'nden Prof. William Herrington, şu noktaya dikkat çekti:
"CKD karmaşık bir tablo oluşturduğu için branşlar arasında etkin bir iletişim şart. Hastaların ve ailelerinin bu multidisipliner sürece katılımı, onların önceliklerinin karşılanmasını, deneyimin iyileşmesini ve hasta odaklı bakımın güçlenmesini sağlıyor."
Kılavuzun bir hasta versiyonu da hazırlandı. Bu sürüm, hastaların kendi durumlarını daha iyi anlamalarına ve doktorlarıyla ortak karar almalarına yardımcı olacak.
Sırada ne var?
Görev Gücü Eş Başkanları ortak açıklamayı şu sözlerle bitirdi:
"Kalp-damar hastalığı ve kronik böbrek hastalığı, hastalar, sağlık sistemleri ve toplum üzerinde ağır bir yük. Kılavuzdaki ana mesajlar ilgili tüm paydaşlar ve politika yapıcılar tarafından dikkate alınmalı; kanıttaki boşlukları doldurmak için araştırmalar planlanmalı. Farkındalığın artması, bu kılavuzun kalp ve böbrek hastalarında bireysel ve toplumsal ölçekte gerçek bir iyileşme yaratması umudunu güçlendiriyor."
Kılavuz, ESC'nin 2026 kongresinde resmi olarak sunulmuş olsa da saha uygulaması ülkeden ülkeye değişecek. Türkiye'de bu kılavuzun ne ölçüde benimseneceği, ulusal kardiyoloji ve nefroloji derneklerinin ortak protokolleriyle netleşecek; şu an için bu konuda bir açıklama yapılmadı.
Bu haber işinize yaradı mı?
İlgili haberler Tümünü gör



